|
melez
-
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, metis.
-
Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse)
Örnek:
Melez bir insan ırkının karışımı, bu adama kuvvet vermiş. M. Ş. Esendal
-
Katışık, karışık.
-
Melezleme ya damelez çaprazlaması sonucu meydana gelen canlı; heterozigot döl. Hibrit.
-
İki ya da daha fazla farklı kökenden oluşan herhangi bir makromolekül.
-
Bk. kırma
-
Crossbred. half-bred. mixed. hybrid. mongrel. bastard. half-breed. half-caste. halfblooded. half-bred. hybrid. mestizo. mulatto. cross. half-caste. halfblood.
-
Crossbred. crossbreed. hybrid. mestizo. mongrel. half-bred.
-
Cross bred. mongrel. hybrid. of mixed race. of mixed blood. whose parents do not share a common nationality. cross. half blood. half- breed.
-
hybrid
-
hybrid
-
hybride
-
Hybride, Bastarde
-
hybrid
-
hybride
-
hibrida:melez
-
Kırmak işi.
-
Kumaşın katlanmasıyla yapılan giysi süsü, pili.
-
Kırılmış veya dövülmüş tahıl.
-
Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi.
-
Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek)
Örnek:
Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü. Y. Kemal
-
Soyu karışmış, melez (hayvan).
-
Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.
-
Ailesi birbirinden ayrı ırklardan gelen ve her iki ırkın özelliklerini taşıyan kimse.
-
Half breed. underbred. mongrel. crossbred. unblooded. hybrid. breaking. pleat. break. breakage. fracture. hybrid. injury. laceration. mestizo.
-
Breakage. mestizo. mongrel. offence. tuck. breaking. fracture. pleat. groats. half-breed. hybrid. collapsible. folding.
-
Act of breaking. pleat. group. crease. gather. ruffle. smocking. tuck.
-
half-blood
-
mulâtre
-
Değiştirilmiş, muaddel.
-
Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.
-
Çeşitli, farklı.
-
Yedek iç çamaşırı, giyecek.
-
Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.
-
Different. diverse. way-out. diversified. alternative. several. varied. variegated. variant. calico. quirky.
-
Alien. atypical. different. diverse. quaint. refreshing. unlike. variant. varied. various. new. unusual. original.
-
Varied. various. changed. different. modified. amended. variant.
-
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Örnek:
İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
-
Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
-
Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
-
At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
Örnek:
Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
-
Animal. beast. brute.
-
Animal. beast. brute. churl. pest.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|