Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > melal nedir, melal ne demek (melal nnd)

melal nedir, melal ne demek?

melal

  1. Can sıkıntısı, usanç
    Örnek: Melalimizi avutmak için bin türlü eğlence, bin türlü zevk icat ettik. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Üzüntü, hüzün, dert
    Örnek: Her zaman, doğduğu, çocukluğunu geçirdiği memleketin rüzgârlarıyla bir melal duyardı. S. F. Abasıyanık
  3. (en) Tedium, ennui, boredom; fed-upness.

can sıkıntısı (nedir ne demek)

  1. Yapılacak bir iş olmaması ve hiçbir şeyle oyalanma imkânı bulunmaması sebebiyle duyulan tedirginlik, bunalım
    Örnek: Genç kadın, can sıkıntısıyla yüzünü ekşitti. P. Safa
  2. (en) Boredom.

can   US UK (nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
    Örnek: Can çıkmayınca huy çıkmaz. Atasözü
  2. Yaşama, hayat
    Örnek: Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. R. N. Güntekin
  3. Güç, dirilik
    Örnek: Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. M. Ş. Esendal
  4. Kişi, birey
    Örnek: Benimle beraber dört canız . F. R. Atay
  5. İnsanın kendi varlığı, özü
    Örnek: Ne denir, canımız ne mertebe insan olsa mayamız, maddemiz hayvan... R. N. Güntekin
  6. Gönül
    Örnek: Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade. Karacaoğlan
  7. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi.
  8. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin
    Örnek: Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. T. Buğra
  9. Ruh.
  10. Güç, dirilik.
  11. İnsanın kendi varlığı, özü.
  12. Gönü
  13. Çok içten, sevimli, şirin kimse.
  14. (en) Tin, aluminum container; (Slang) jail, prison; (Slang used in Canada and the USA) toilet, bathroom; dismissal, firing from a position (or job, etc.).
  15. Yapmak imkânı (nda) olmak: Can you do thiswork ? Bu işi yapabilir misin? I couldn't find my tie
  16. Canada, Canadian.
  17. (ed,-ning) konserve kutusu, teneke kutu
  18. Çöp tenekesi
  19. Abd, argo hapishane
  20. Argo yüznümara
  21. Argo kaba et
  22. Konserve yapmak
  23. Kutulara doldurmak
  24. Abd, argo kovmak, işine son vermek, slang sepetlemek
  25. Argo filime veya teybe almak
  26. Ebilmek, yapabilmek, edebilmek, olabilmek; konservesini yapmak, konservelemek; kasede kaydetmek, kayıt yapmak (ses ya da görüntü), uzaklaştırmak (okul), kovmak

sıkıntı (nedir ne demek)

  1. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
    Örnek: İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı. P. Safa
  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet
    Örnek: Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm. A. Gündüz
  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
    Örnek: İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim. S. F. Abasıyanık
  4. Darlık, yokluk
    Örnek: Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş. H. Taner
  5. Sorun, problem, mesele
  6. Müzâyaka.
  7. (en) Affliction.
  8. (en) Hardship.
  9. (en) İnconvenience.
  10. (en) Knock.
  11. (en) Oppression.
  12. (en) Pressure.
  13. (en) Financial difficulties / straits.
  14. (en) Blinking / adj , adv.
  15. (en) Blues.
  16. (en) Distressing.
  17. (en) Disturbance.
  18. (en) Boredom.
  19. (en) Heebie-Jeebies.
  20. (en) Bore.
  21. (en) Megrims.
  22. (en) Gloom.
  23. (en) The megrims.
  24. (en) Gloominess.
  25. (en) Straits.
  26. (en) Bother.
  27. (en) Dire straits.
  28. (en) Botheration.
  29. (en) Toils.
  30. (en) Trouble.
  31. (en) Willies.
  32. (en) Difficulty.
  33. (en) Discomfort.
  34. (en) Distress.
  35. (en) Adversity.
  36. (en) Agitation.
  37. (en) Annoyance.
  38. (en) Anxiety.
  39. (en) Doldrums.
  40. (en) Draft.
  41. (en) Embarrassment.
  42. (en) Rigour.
  43. (en) Shortage.
  44. (en) Stress.
  45. (en) Tribulation.
  46. (en) Want.
  47. (en) Weight.
  48. (en) Worry.
  49. (en) Financial straits.
  50. (en) Depression.
  51. (en) Drag.
  52. (en) Flipping.
  53. (en) Fret.
  54. (en) Gripe.
  55. (en) İncubus.
  56. (en) Malaise.
  57. (en) Mire.
  58. (en) Oppressio.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013