Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mayalamak nedir, mayalamak ne demek (mayalamak nnd)

mayalamak nedir, mayalamak ne demek?

mayalamak

  1. Maya koymak, içine maya karıştırmak.
  2. (en) Brew.
  3. (en) To add yeast to.
  4. (en) To yeast.

maya   US UK (nedir ne demek)

  1. Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment.
  2. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları.
  3. Yaradılış, öz nitelik
    Örnek: Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti, ama mayaları galiba birdi. A. İlhan
  4. Arsız, utanmaz kimse.
  5. Damızlık dişi hayvan.
  6. Dişi deve.
  7. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.
  8. Bira ve şarapmayalanmasında kullanılan canlı ya da ölü, bir hücreli mantar ve bakteriler.
  9. Hamurmayası.
  10. Canlı hâlde sahip oldukları özellikleri kurutulmuş olarak da muhafaza edildiği için kuru hâlde de kullanılan, hem insanlar tarafından kullanılan, hem de hayvanlara yem olarak verilen protein ve B vitamininden zengin biramayası.
  11. İçerdikleri enzimlerin tezgensel etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren tek gözeli bitki organizmaları.
  12. Bakterilerden daha büyük, elipsoit, küre veya silindir biçiminde olan, mikrobiyal aktiviteyi uyararak veya sindirim kanalı pH'sını dengeleyerek sindirimi artıran tek hücreli canlılar. Ekmek, bira vb. bazı gıdaların üretiminde kullanılan, tomurcuklanmayla çoğalan tek hücreli mantar.
  13. Asıl, öz, kendi, yaradılış.
  14. İktidar, güç.
  15. Bilgi.
  16. Para, mal.
  17. Uzun hava, türkü.
  18. Tek hücreli, tomurcuklanmayla çoğalan mantarlar.
  19. Kendisi değişim göstermeksizin diğer bir maddede kimyasal değişikliğe neden olan madde, fermantasyon yapıcı madde, ferment.
  20. (en) The name for the doctrine of the unreality of matter, called, in English, idealism; hence, nothingness; vanity; illusion.
  21. (en) Starter.
  22. (en) Basic ingredient.
  23. (en) Loosely translated as 'illusion,' in Hinduism, it refers to the deceptive nature of the temporal world We are victims of maya when we regard the objects and impressions of our perception as absolutes in themselves when they are, along with our respective selves, one holistic reality, i e , Brahman.
  24. (en) The illusion that characterizes all transitory existence in Hindu philosophy, with only the spirit being permanent.
  25. (en) The dillusion of being wrapped up in the material world and attached to it.
  26. (en) İllusion, particularly the illusion of the transient, impermanent, phenomenal world.
  27. (en) Signified originally in the Veda the comprehensive and creative knowledge, wisdom that is from of old, afterwards taken in its second and derivative sense, cunning, magic, illusion; phenomenal consciousness, the power of self-illusion in brahman.
  28. (en) Ignorance obscuring the vision of God, the inherent creative power in Godhead or Brahman through which the visible universe is manifested We are in spiritual blindness because of the maya.
  29. (en) Cosmic illusion on account of which the one appears as many.
  30. (en) Term of Vedanta philosophy denoting ignorance obscuring the vision of Reality; the cosmic illusion on account of which the One appears as many, the Absolute as the relative world.
  31. (en) Illusion.
  32. (en) 1)Unreality, illusion, prakriti 2)The Hindu principle that all is an illusion and that ultimately the physical world, contacted through the conscious mind and the five senses, does not represent reality This philosophy is also taught by A Course in Miracles.
  33. (en) Force that shows the unreal as real and presents that which is temporary and short-lived as permanent and everlasting.
  34. (en) The glamour and illusion on the physical plane to which an integrated personality responds as the result of uncontrolled vital energies pouring through the etheric vehicle.
  35. (en) The pre-Columbian people who planted and cultivated the first cacao plantations in the Yucatan region of Mexico about 600 A D These plantations made them wealthy and established them as significant traders.
  36. (en) Maya sakti is the veiling power of God, which veils the truth from our eyes and creates individual ignorance or avidya See advaita vedanta, page.
  37. (en) İllusion; the energy of the Supreme Lord that deludes living entities into forgetting their spiritual nature and forgetting God.
  38. (en) The Great Illusion.
  39. (en) The illusion of being wrapped up in the material world and attached to it.
  40. (en) İllusion; in Hindu philosophy Maya is the divine power which has created the cosmso.
  41. (en) Illusion'; 'Illusion';.
  42. (en) Illusion Anything besides the Absolute Parabrahman is an illussion The first manifestation of this illussion is that primordial plane of which the hindu god Brahma is the personification.
  43. (en) Hindu term coined by Advaita Vedanta to refer to the illusory or deceptive nature of the world which prompts us to make distinctions.
  44. (en) Yeast.
  45. (en) Ferment, yeast.
  46. (en) Ferment.
  47. (en) Yeast powder.
  48. (en) Leaven.
  49. (en) Sourdough.
  50. (en) Barm.
  51. (en) Maya.
  52. (en) Family of American Indian languages spoken by Mayan peoples an ethnic minority speaking Mayan languages and living in Yucatan and adjacent areas.
  53. (en) Illusion, popularly used in this sense Philosophically, the phenomenal universe, being subject to differentiation and impermanence is Maya.
  54. (al) Hefe
  55. (fr) Levure
  56. Hinduizm büyü, afsun.
  57. Maya, büyü (hint), maya dili
  58. Eskiden Orta Amerika yerlilerinin ileri uygarlığa sahip bir aşireti
  59. Maya'ların dili.

koymak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    Örnek: Öteki elini doktorun omzuna koydu. S. F. Abasıyanık
  2. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
  3. Bırakmak.
  4. Katmak, eklemek
  5. İmza, tarih, adres yazmak.
  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
  7. Etkilemek, dokunmak.
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
  9. Adamdan saymak, varlığını kabul etmek: “Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu.” -R. H. Karay. “Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.” -M. Ş. Esendal.
  10. (en) Place.
  11. (en) Apply.
  12. (en) Deposit.
  13. (en) Post.
  14. (en) To let go.
  15. (en) To upset.
  16. (en) To bother.
  17. (en) To appropriate.
  18. (en) Plant.
  19. (en) Position.
  20. (en) Rest.
  21. (en) Stick.
  22. (en) Closure.
  23. (en) Dot smb.
  24. (en) Lay down.
  25. (en) Lay on.
  26. (en) Park.
  27. (en) Put down.
  28. (en) Set down.
  29. (en) Sting.
  30. (en) Wrap.
  31. (en) To put.
  32. (en) To place.
  33. (en) To set.
  34. (en) To lay.
  35. (en) To pour.
  36. (en) To impose.
  37. (en) To affect.
  38. (en) To sadden.
  39. (en) To move.
  40. (en) To set aside.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015