NND Sözlük

Ana Sayfa > manivela nedir, manivela ne demek (manivela nnd)

manivela nedir, manivela ne demek?

manivela

  1. Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol.
  2. Kaldıraç.
  3. Bk. kol
  4. (en) Crowbar.
  5. (en) Lever.
  6. (en) Tappet.
  7. (en) Crank.
  8. (en) Lever arm.
  9. (en) Tipping.
  10. (en) Cantilever.
  11. (en) Crow.
  12. (en) Handspike.
  13. (en) Lifter.
  14. (en) Pinch bar.
  15. (en) Heaver.
  16. (en) Handspoke.
  17. (en) Ripper.
  18. (en) Pry bar.
  19. (en) Break jack.
  20. (en) Link.
  21. (en) Tapped.

kol (nedir ne demek)

  1. İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
  2. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
  3. Giysinin kolu saran bölümü
    Örnek: Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
  4. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
  5. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
  6. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
  7. Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
  8. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
  9. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
  10. (en) Department.
  11. (en) Section.
  12. (en) Tributary.
  13. (en) Subdivisionarm.
  14. (en) Branch.
  15. (en) Foreleg.
  16. (en) Sleeve.
  17. (en) Handle.
  18. (en) Stick.
  19. (en) Subsection.
  20. (en) Crank.
  21. (en) Embranchment.
  22. (en) Flipper.
  23. (en) Limb.
  24. (en) Offset.
  25. (en) Ramification.
  26. (en) Rounds.
  27. (en) Tappet.
  28. (en) Wing.
  29. (en) Lever.
  30. (en) Club.
  31. (en) Team.
  32. (en) Gang.
  33. (en) Troupe.
  34. (en) Patrol.
  35. (en) Column.
  36. (al) Kurbel, Handkurbel
  37. (fr) Manivelle

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound.
  12. (en) Tied.
  13. (en) Conditional.
  14. (en) Attendant.
  15. (en) İnseparable.
  16. (en) Loyal.
  17. (en) Relative.
  18. (en) Reliant.
  19. (en) Subject.
  20. (en) Ancillary.
  21. (en) Dependent on.
  22. (en) Related to.
  23. (en) Connected with.
  24. (en) Coupled.
  25. (en) Bonded.
  26. (en) Connected.
  27. (en) Dependent.
  28. (en) Dependant.
  29. (en) Attached.
  30. (en) Hooked.
  31. (en) Faithful.
  32. (en) Adherent.
  33. (en) Adhesive.
  34. (en) Adjective.
  35. (en) Affiliated.
  36. (en) Amenable.
  37. (en) Appurtenant.
  38. (en) Banded.
  39. (en) Cohesive.
  40. (en) Conjoint.
  41. (en) Consequent.
  42. (en) Corded.
  43. (en) Devoted.
  44. (en) Germane.
  45. (en) İncidental.
  46. (en) Laced.
  47. (en) Obse.
  48. (en) Contingent.
  49. (en) Related.
  50. (en) İmpotent.
  51. (en) Spellbound.
  52. (en) Committed.
  53. (en) Appertaining.
  54. (en) Bound up in.
  55. (en) Fixed.
  56. (en) Geared.
  57. (en) Subordinate.
  58. (en) Subsi.
  59. (al) Gekuppelt
  60. (fr) Accouplé

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
  10. Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  11. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  12. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.
  13. Bk. dönem
  14. (en) Respect.
  15. (en) Vertex.
  16. (en) Place.
  17. (en) İtem.
  18. (en) Pause.
  19. (en) Pitch.
  20. (en) Pinpoint.
  21. (en) Point.
  22. (en) Spot.
  23. (en) Speck.
  24. (en) Full stop.
  25. (en) Stop.
  26. (en) Full point.
  27. (en) Post.
  28. (en) Fleck.
  29. (en) Macula.
  30. (en) Particular.
  31. (en) Period.
  32. (en) Speckle.
  33. (en) Tittle.
  34. (en) Subject.
  35. (en) Military post.
  36. (en) Police post.
  37. (en) İsolated sentry.
  38. (en) Taint.
  39. (fr) Point
  40. (la) Punctum

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013