Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > manen nedir, manen ne demek, manenin anlamı, ingilizcesi (manen nnd)

manen nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






manen

  1. Kişinin iç dünyası yönünden, manevi bakımdan, maddeten karşıtı
    Örnek: Milletini maddeten ve manen yükseltmek istemeyen adam nasıl samimi Türkçü olabilir. O. S. Orhon
  2. (en) spiritually.

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) Person. individual. soul. self. head. persona. cad. poll. wallah. wight. one.
  11. (en) Bird. character. individual. life. man. people. person. self. soul.
  12. (en) Person. human being. bod. entity. individual person. lot. man. merchant. self. soul. wight.
  13. (en) Person
  14. (fr) personne

(nedir ne demek)

  1. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
    Örnek: Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan
  2. Oyuk şeylerin boşluğu.
  3. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta.
  4. Toplu bir durumda bulunan kimse
    Örnek: Ama hepiniz, hepiniz / Hepiniz geçim derdinde / Bir ben miyim keyif ehli içinizde? O. V. Kanık
  5. Nesnelerin arasında bulunan kimse veya nesne.
  6. Ten ile dış giysiler arası
    Örnek: Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum. E. Bener
  7. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.
  8. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım.
  9. Kapalı yerlerde geçen görünçlükleriiçine alan çekim
  10. İşlikte, kapalı yerlerde çevrilmiş çekim. Dış'ın karşıtı.
  11. (en) İnterior (shot), indoor (studio shot)
  12. (en) İnternal. inner. interior. inside. in. domestic. inlying. inward. inland. civil. inside. interior. core. within. inward. bowels. intestine. stuffing. refill. guts. endo-.
  13. (en) Bowels. in. inland. inner. inside. interior. internal. inward.
  14. (en) İnside. internal. intrinsic. domestic. in. inner. the interior. the inside. the inner part of surface. among. internal organs of the body. heart. mind. will. home. internal politics. inward. inward meaning. kernel.
  15. (al) Innenaufnahme
  16. (fr) intérieur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük