Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > manşon nedir, manşon ne demek (manşon nnd)

manşon nedir, manşon ne demek?

manşon

  1. Elleri soğuktan korumak için kullanılan astarlanmış kürk, el kürkü.
  2. Ek bileziği.
  3. Bk. bilezik
  4. Bk. ek bileziği
  5. (en) Muff.
  6. (en) Coupling.
  7. (en) Sleeve.
  8. (en) Sleeve coupling.
  9. (en) Brushing.
  10. (en) Clamping sleeve.
  11. (en) Rubbing leather.
  12. (en) Nipple.
  13. Bir soyadı; Charles Manson (1934 doğŸumlu), kendisinin ve takipçilerinin işŸledikleri cinayetler sebebiyle ömür boyu hapse mahkum edilen Amerikalı tarikat lideri

bilezik (nedir ne demek)

  1. Aştırmak işi.
  2. Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
    Örnek: Saçları o kalın altın bilezikler gibi yaldız sarısına boyalıdır. M. Ş. Esendal
  3. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça
    Örnek: Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu. Ç. Altan
  4. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka.
  5. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç.
  6. Kelepçe.
  7. Bir dingil üzerine ya da yuva içine geçirilen, geniş halka.
  8. Hlk. Bağa.
  9. (en) Bracelet.
  10. (en) Bangle.
  11. (en) Metal ring.
  12. (en) Handcuffs.
  13. (en) Sleeve.
  14. (en) Wristlet.
  15. (en) Collet.
  16. (en) Bush.
  17. (en) Collar.
  18. (en) Segment.
  19. (en) Thimble.
  20. (en) Heel ring.
  21. (en) Annulus.
  22. (en) Nipple.
  23. (en) Husk.
  24. (en) Hoop.
  25. (en) Retaining ring.
  26. (en) Clamp.
  27. (en) Muff.
  28. (en) Charm.
  29. (al) Muffen
  30. (fr) Manchon

el   US UK (nedir ne demek)

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  13. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  14. (en) Hand.
  15. (en) Hands.
  16. (en) Manual.
  17. (en) Power.
  18. (en) Control.
  19. (en) Angular distance above the horizon.
  20. (en) An electric elevated railway.
  21. (en) Energy Limiting; Cooper Power Systems' distribution class, direct-connected arrester for crossarm or polemounting applications.
  22. (en) Executive Level.
  23. (en) Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  24. (en) Equivalent lot.
  25. (en) The Semitic word for God, found alone or compounded with other terms as names of God ; often found as the theophoric element in personal and place names.
  26. (en) The European basic multiplex rate that carries 30 voice channels in a 256-bit frame transmitted at 2 048 Mbps.
  27. (en) Energy Limiting; arrester for crossarm or polemounting applications.
  28. (en) Electrical System Inoperable.
  29. (en) East Indian.
  30. (en) The, a definite article, in Spanish.
  31. (en) Powerful Unfolding Spirit expands herself from each point in each moment, like a field of flowers on a summer morning She comes from the inside of each Monad out to its peremeter, through the individual.
  32. (en) Elisp source code file.
  33. (en) G-D, god.
  34. (en) Hand-Operated.
  35. (en) Hand-Held.
  36. (en) Fist.
  37. (en) Pud.
  38. (en) Elisa.
  39. (en) Elixir.
  40. (en) Flapper.
  41. (en) One shot.
  42. (en) Other person.
  43. (en) Mitt.
  44. (en) Range.
  45. (en) Round.
  46. (en) Stranger.
  47. (en) People.
  48. (en) Country.
  49. (en) Assistance.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Possession.
  52. (en) Ownership.
  53. (en) Alien.
  54. (en) Grip.
  55. (en) Move.
  56. (en) Stock.
  57. (en) Elevation.
  58. (en) Elevated railroad NE - born with the name of WO - woe.
  59. (en) A, one, some, any.
  60. (en) The chief god of the Canaanite pantheon; variously known as the father of Baal.
  61. (fr) Main
  62. Elevated railway
  63. [el (elevated railroad) ] yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

korumak (nedir ne demek)

  1. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
    Örnek: Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. O. S. Orhon
  2. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
  3. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
  4. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek.
  5. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek.
  6. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek.
  7. Karşılamak, denk gelmek.
  8. (en) Encourage.
  9. (en) Deliver.
  10. (en) Harbour.
  11. (en) İnsulate.
  12. (en) Perpetuate.
  13. (en) Reserve.
  14. (en) To shield.
  15. (en) Back.
  16. (en) Maintain a patent.
  17. (en) Charm.
  18. (en) Protect.
  19. (en) Preserve.
  20. (en) Guard.
  21. (en) Defend.
  22. (en) Spare.
  23. (en) Cover.
  24. (en) Keep.
  25. (en) Save.
  26. (en) Secure.
  27. (en) Buffer.
  28. (en) Cocoon.
  29. (en) Conserve.
  30. (en) Convoy.
  31. (en) Embosom.
  32. (en) Embower.
  33. (en) Escort.
  34. (en) Fence.
  35. (en) Keep guard.
  36. (en) İndemnify.
  37. (en) Maintain.
  38. (en) Patronize.
  39. (en) Safeguard.
  40. (en) Screen.
  41. (en) Shade.
  42. (en) Shelter.
  43. (en) Shield.
  44. (en) Sponsor.
  45. (en) Vindicat.
  46. (en) To protect.
  47. (en) To save.
  48. (en) To defend.
  49. (en) To guard.
  50. (en) To watch over.
  51. (en) To preserve.
  52. (en) To conserve.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010