Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mal bedeli sigorta taşıma nedir, mal bedeli sigorta taşıma ne demek, mal bedeli sigorta taşımaın anlamı (mal bedeli sigorta taşıma nnd)

mal bedeli sigorta taşıma nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

mal

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods. merchandise. property. possessions. holding. asset. chose. commodity. hereditament. ware.
  9. (en) Asset. commodity. effects. goods. holding. livestock. merchandise. property. wares.
  10. (en) A prefix in composition denoting ill, or evil, F. male, adv., fr. malus, bad, ill.
  11. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  12. (en) See Malice.
  13. (en) Chattel. commodity. goods. livestock. merchandise. riches. wealth. property. possession. estate assets. scoundrel. bastard. piece article. manufactures. ware. supplies. consignment. produce. farm stock. asset. capital. goods and chatt.
  14. (en) Malfunction.
  15. (en) Skydiver talk for Malfunction. prefix, bad, abnormal.
  16. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion. nIII: duty, obligation; obliged.
  17. (en) Minimum Analytical Limit.
  18. (en) goods

bede  US UK (nedir ne demek)

  1. Bir soyadı; Saint Bede (672-735), "the Venerable Bede (SaygıdeğŸer Bede)" olarak bilinen din bilimcisi ve tarihçi bir İngiliz papaz (tarihin İsa peygamberin doğŸumundan itibaren kayıtlandırılması metodunu getirmişŸtir)

sigorta (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
  2. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket.
  3. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen
    Örnek: Bir hatta giden sigorta yanarsa o hattın lambaları söner. S. F. Abasıyanık
  4. Bk. güvence
  5. Bk. korunç
  6. İng.: fuse
  7. (en) İnsurance. insurabile. insurance. assurance. fuze. fuse.
  8. (en) Assurance. fuse. insurance.
  9. (en) İnsurance. assurance. fuse. aids to trade. cover. safety net.

güvence (nedir ne demek)

  1. Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
  2. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
  3. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
  4. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
  5. Bk. kefalet
  6. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  7. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  8. İng.: assurance
  9. (en) Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
  10. (en) Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
  11. (en) Assurance. guarantee.
  12. (en) fuse
  13. (en) Guarantee, assurance, cover
  14. <(al) Sicherung, Stromsicherung
  15. (fr) Coupe -circuit

kimse (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    Örnek: Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
  2. Olumsuz cümlelerde kişi
  3. (en) Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
  4. (en) Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
  5. (en) Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.

tüzel(nedir ne demek)

  1. Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal.
  2. Hükmi.
  3. Tüze işlerini yürütmekle görevli olanların, yasa buyruğuna uyarak yaptıkları işlem ve uygulama ile ilgili çalışmalar.
  4. Tüzeye uygun, hukuksal.
  5. (en) Corporate. judicial.
  6. (en) Legal. jurisprudential. corporate.
  7. (en) Judical, judiciary
  8. (fr) judiciaire

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük