Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > maksimum nedir, maksimum ne demek (maksimum nnd)

maksimum nedir, maksimum ne demek?

maksimum

  1. En büyük, en yüksek, en çok, azami, maksimal.
  2. Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek olan (sınır), azami, maksimal.
  3. Bk. doruk
  4. En yüksek
  5. Verilen bir durum için elde edilebilecek en büyük değer.
  6. (en) Maximum.
  7. (en) Full.
  8. (fr) Maximum
  9. (la) Maximus: en büyük

doruk (nedir ne demek)

  1. Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika.
  2. En üstün başarı düzeyi
    Örnek: Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer. T. Buğra
  3. Bir dağın en yüksek yeri.
  4. İktisadi konjonktürdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip
  5. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevindorukta türevi sıfır olur.
  6. Tepe, en yüksek yer, uç, zirve.
  7. En üstün başarı düzeyi.
  8. Kibirli.
  9. (en) Apical.
  10. (en) High.
  11. (en) Culminating point.
  12. (en) Eminence.
  13. (en) Head.
  14. (en) Apex /.
  15. (en) Summit.
  16. (en) Crest.
  17. (en) Zenith.
  18. (en) Apex.
  19. (en) Apogee.
  20. (en) Climax.
  21. (en) Culmination.
  22. (en) Summits.
  23. (en) Peak.
  24. (en) Maximum.
  25. (en) High tide.
  26. (en) Acme.
  27. (en) Cusp.
  28. (en) Height.
  29. (en) Heyday.
  30. (en) Meridian.
  31. (en) Pinnacle.
  32. (en) Vertex.
  33. (en) Hilltop.
  34. (en) Peak level.
  35. (al) Höhepukt
  36. (fr) Sommet
  37. (fr) Maximum

en büyük (nedir ne demek)

  1. Bk. en çok
  2. (en) Pref. arch.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Dominant.
  10. (en) Eminent.
  11. (en) Grand.
  12. (en) Great.
  13. (en) High- level.
  14. (en) Elevated.
  15. (en) Exalted.
  16. (en) High.
  17. (en) Highrise.
  18. (en) Lofty.
  19. (en) Loud.
  20. (en) Spheric.
  21. (en) Stately.
  22. (en) Superior.
  23. (en) Tall.
  24. (en) Acro-.
  25. (en) Hyper-.
  26. (en) Above.
  27. (en) Over.
  28. (en) Noble.
  29. (en) Precipitous.
  30. (en) Rarefied.
  31. (en) Moor.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010