Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mahsup etmek nedir, mahsup etmek ne demek (mahsup etmek nnd)

mahsup etmek nedir, mahsup etmek ne demek?

mahsup etmek

  1. Hesap etmek, hesaba geçirmek.
  2. (en) Set-Off.
  3. (en) Offsetting.
  4. (en) To enter in an account.
  5. (en) To charge off / to deduct losses.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

mahs, mahsad, mahsebe, mahser, mahsub, mahsuben, mahsulat, mahsuldar, mahsup, mahsur

mahsup (nedir ne demek)

  1. Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş.
  2. Bir işlemden doğan alacakların diğer bir işlemden doğan borçların ödenmesinde kullanılması.
  3. Bk. sayışımlama
  4. (en) Verrechnet.
  5. (en) To the credit of the account.
  6. (en) Entered in an account set-off.
  7. (en) Stoppage.
  8. (en) Deduction for a counterclaim.
  9. (en) Debit note.
  10. (en) Deduction.
  11. (en) Offsetting entry.

sayışımlama (nedir ne demek)

  1. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama.
  2. Karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları.
  3. Herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma.
  4. (en) Set off, elimination.
  5. (fr) Compensation, élimination

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

hesap etmek (nedir ne demek)

  1. Bütün ayrıntılarıyla düşünmek.
  2. (en) To reckon.

hesap (nedir ne demek)

  1. Aritmetik.
  2. Matematiksel işlem.
  3. Alacaklı veya borçlu olma durumu
    Örnek: Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver. S. F. Abasıyanık
  4. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon.
  5. Oranlama, tahmin
    Örnek: Evdeki hesap çarşıya uymaz. Atasözü
  6. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
    Örnek: Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?. F. R. Atay
  7. Tutum, durum, anlayış.
  8. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.
  9. Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge.
  10. Bk. sayışım
  11. Bk. aritmetik
  12. (en) Check.
  13. (en) Recital.
  14. (en) Statement.
  15. (en) Financial record.
  16. (en) Money owned or on deposit.
  17. (en) Expectation.
  18. (en) Counting.
  19. (en) Reckoning.
  20. (en) Calculation.
  21. (en) Computation.
  22. (en) Arithmetic.
  23. (en) Calculus.
  24. (en) Account.
  25. (en) Bill.
  26. (en) Count.
  27. (en) Estimate.
  28. (en) Score.
  29. (en) Settling.
  30. (en) Sums.
  31. (en) Tally.
  32. (en) Plan.
  33. (en) Estimate estimation.
  34. (en) Genealogy.

geçirmek (nedir ne demek)

  1. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak.
  2. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
    Örnek: Kalanımızı peşine takarak Murat suyunun karşı kıyısına geçirdi. K. Bilbaşar
  3. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek.
  4. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
    Örnek: Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi. R. H. Karay
  5. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
    Örnek: Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu. O. C. Kaygılı
  6. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek.
  7. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
    Örnek: Kocan için geceyi evden dışarıda geçirmek fırsatını sen kendin temin et. H. C. Yalçın
  8. Giymek, giyinmek
    Örnek: Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti. S. F. Abasıyanık
  9. (en) See smb.
  10. (en) To the door.
  11. (en) Make pass.
  12. (en) Have.
  13. (en) İnfect.
  14. (en) Know.
  15. (en) Spend.
  16. (en) Treat.
  17. (en) Undergo.
  18. (en) To infect sb to slip on.
  19. (en) Migrate.
  20. (en) To pass.
  21. (en) Get over.
  22. (en) Post.
  23. (en) Outstay.
  24. (en) Spend, pass away, put in, work out.
  25. (en) Reach.
  26. (en) Wile away.
  27. (en) Show smb.
  28. (en) Pass.
  29. (en) Carry.
  30. (en) Transfer.
  31. (en) Transmit.
  32. (en) See off.
  33. (en) Bash.
  34. (en) Come through.
  35. (en) Communicate.
  36. (en) Conduct.
  37. (en) Dot smb.
  38. (en) Extrude.
  39. (en) Fetch.
  40. (en) Get through.
  41. (en) Pass on.
  42. (en) Scarf.
  43. (en) Screw.
  44. (en) Slip.
  45. (en) Spin out.
  46. (en) Stick.
  47. (en) Swipe.
  48. (en) Take in.
  49. (en) Under.
  50. (en) To fit.
  51. (en) To fix.
  52. (en) To insert.
  53. (en) To enter.
  54. (en) To register.
  55. (en) To undergo.
  56. (en) To get over.
  57. (en) To see sb off.
  58. (en) To screw.
  59. (en) To let to pass.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010