Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > made of nedir, made of ne demek (made of nnd)

made of nedir, made of ne demek?

made of   US UK

  1. Anlam vermek, anlamak

made   US UK (nedir ne demek)

  1. Make
  2. Yapılmış, mamul
  3. İstikbali garanti altına alınmış, işi yolunda
  4. Yapma, doldurma
  5. Yapılmış, üretilmiş, garantili

ma   US UK (nedir ne demek)

  1. Megesterol asetat.
  2. (en) Megestrol acetate.
  3. Dili anne.
  4. Massachusetts.
  5. Master of Arts.
  6. [MA (master of arts) ] anne

of   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
    Örnek: Of, bıktım artık! Of, kolum acıdı! Bu da ne karışık bir rüya imiş, diye söyleniyordu. A. Ş. Hisar
  2. (en) Ugh!.
  3. (en) In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en) Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en) Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en) Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  7. (en) Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  8. (en) Denoting reference to a thing; about; concerning; relating to; as, to boast of one's achievements.
  9. (en) Denoting nearness or distance, either in space or time; from; as, within a league of the town; within an hour of the appointed time.
  10. (en) Denoting identity or equivalence; used with a name or appellation, and equivalent to the relation of apposition; as, the continent of America; the city of Rome; the Island of Cuba.
  11. (en) Denoting the agent, or person by whom, or thing by which, anything is, or is done; by.
  12. (en) Denoting relation to place or time; belonging to, or connected with; as, men of Athens; the people of the Middle Ages; in the days of Herod.
  13. (en) Denoting passage from one state to another; from.
  14. (en) During; in the course of.
  15. (en) Ouch ! ow ! oof.
  16. (en) Degrees, Farenheit; a temperature scale.
  17. (en) Oil filters.
  18. (en) Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  19. (en) Optional Form Source: US EPA.
  20. (en) Reserved word used in array type or one-of-a-kind array declarations 4 6,.
  21. (en) Original finish May be plastic, resin, or china, and are shown without altering their appearance as they came from the factory.
  22. (en) Prep of.
  23. (en) An abbreviation representing an open-face watch, which is a watch with a cover on the reverse and a crystal only over the face on the obverse.
  24. (en) Xo, tsoh; ok, ohkh; Usage Note: See General Grammar for the usage of each of these words.
  25. Edat nin, li, of course tabii, beklenildiği gibi
  26. Nin, ın, den, li, yüzünden

anlam vermek (nedir ne demek)

  1. Anlamlandırmak, kavramak.
  2. Kendince bir yargıya varmak, yorumlamak.
  3. (en) Make of.

anlam (nedir ne demek)

  1. Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör.
  2. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
  3. Sözcüklerin veya davranışların zihinde uyandırdığı izlenim.
  4. Tek iplikli nükleik asidin polaritesi.
  5. (en) İmplication.
  6. (en) Sense mana.
  7. (en) Connotation.
  8. (en) Sense.
  9. (en) Meaning.
  10. (en) Sense, meaning.
  11. (en) Point.
  12. (en) Explanation.
  13. (en) Acceptation.
  14. (en) Construction.
  15. (en) Content.
  16. (en) Denotation.
  17. (en) Effect.
  18. (en) Hang.
  19. (en) İmport.
  20. (en) İnference.
  21. (en) Purport.
  22. (en) Purview.
  23. (en) Significance.
  24. (en) Significancy.
  25. (en) Signification.
  26. (en) Sound.
  27. (en) Strain.
  28. (en) Tenor.
  29. (fr) Sens

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Administer.
  11. (en) Attribute.
  12. (en) Concede.
  13. (en) Consign.
  14. (en) Deal.
  15. (en) To give sth to.
  16. (en) To hand sth to.
  17. (en) To bequeath / to leave sth to.
  18. (en) To vie in marriage.
  19. (en) To produce.
  20. (en) To hold.
  21. (en) Afford.
  22. (en) Ascribe.
  23. (en) Attach.
  24. (en) Blossom.
  25. (en) Defray.
  26. (en) Accord.
  27. (en) Allow.
  28. (en) Bring.
  29. (en) İnsert.
  30. (en) Produce.
  31. (en) Adjudge.
  32. (en) Award.
  33. (en) Adduce.
  34. (en) Throw.
  35. (en) Charter.
  36. (en) Place.
  37. (en) Assign.
  38. (en) Bear.
  39. (en) Bestow.
  40. (en) Bring in.
  41. (en) Cede.
  42. (en) Come across with.
  43. (en) Confer.
  44. (en) Contribute.
  45. (en) Dedicate.
  46. (en) Deliver.
  47. (en) Deliver up.
  48. (en) Dispose of.
  49. (en) Distribute.
  50. (en) Donate.
  51. (en) Endow.
  52. (en) Extend.
  53. (en) Furnish.
  54. (en) Give.
  55. (en) Give away.
  56. (en) Give in.
  57. (en) Grant.
  58. (en) Hand.
  59. (en) Hand in.
  60. (en) Hand out.
  61. (en) Hand over.
  62. (en) Devote.
  63. (en) Dispense.
  64. (en) Emit.
  65. (en) İmpart.
  66. (en) Lend.
  67. (en) Pass.
  68. (en) Present.
  69. (en) Provide.
  70. (en) Supply.
  71. (en) Treat.
  72. (en) Vest.
  73. (en) To give.
  74. (en) To hand.
  75. (en) To pass.
  76. (en) To give sth away.
  77. (en) To concede.
  78. (en) To deliver.
  79. (en) To give in.
  80. (en) To hand sth in.
  81. (en) To provide.
  82. (en) To furnish.
  83. (en) To dispense.
  84. (en) To present.
  85. (en) To yield.
  86. (en) To bear.
  87. (en) To afford.
  88. (en) To apply.
  89. (en) To bend.
  90. (en) To donate.
  91. (en) To bestow.
  92. (en) To grant.
  93. (en) To assign.
  94. (en) To devote.
  95. (en) To sel.
  96. (en) To pay.
  97. (en) To sell.
  98. (en) To offer.
  99. (en) To attribute.
  100. (en) Just.
  101. (en) Deli.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014