macrame
-
I. düğümlü örgü, düğümler atılmış süslü kordon veya sicim. macro- (önek) büyük, büyümüş, iri.
-
I. makrome, düğümlü örgü
-
Düğümlenmiş olan.
-
Budaklı
Örnek:
Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti. Ö. Seyfettin
-
Sorunlu, karışık.
-
Knotted. tied in knots. nodular. (sadece ingilizce sonuçlar)
-
Örme işi veya biçimi.
-
Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey
Örnek:
İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz. F. R. Atay
-
Örülmüş saç bölüğü, belik
Örnek:
Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu. R. H. Karay
-
Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
-
İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
-
Yapı
Örnek:
Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Örülerek yapılmış olan, örme.
-
Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
-
1- Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. 2- Çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe.
-
1- Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. 2- Çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe.
-
Knitted. hand-knit. hand-knitted. knitting. knit. plait. braiding. braid. plat.
-
Knitting. plait. knit. braid. plexus. bond.
-
Knitting. plait. knit. darning. braiding. weave. knitted article. braid. fabric. texture. tissue. network. net. woof. web. splice. lace. meshed. pleat. queue. path. knitted. meshes.
-
Lattice
-
Kristallnetz
-
Réseau
BİS
Başında, içinde, sonunda "macrame" geçen kayıtlar (hepsine bakın)