Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mabed nedir, mabed ne demek (mabed nnd)

mabed nedir, mabed ne demek?

mabed

  1. Bk. tapınak
  2. (Mabet) (İsm-i mekan) İbadet edilen yer. (Mescid, cami gibi) (Osmanlıca'da yazılışı: ma'bed)

tapınak (nedir ne demek)

  1. İçinde ibadet edilen, tapınılan yapı, mabet, ibadethane
    Örnek: Somakiden saraylar, mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler ... kurarmışsın. R. H. Karay
  2. (Mimarlık) Tanrıya topluca tapınmak için kurulmuş yapı.
  3. (en) Chapel.
  4. (en) Fane.
  5. (en) Sanctuary.
  6. (en) Shrine.
  7. (en) Tabernacle.
  8. (en) Sanctuary mabet.
  9. (en) İbadethane.
  10. (en) House of worship.
  11. (en) Place of worship.
  12. (en) Temple.
  13. (fr) Temple
  14. (la) Templum

ibadet (nedir ne demek)

  1. Ayin, kült.
  2. Tanrı buyruklarını yerine getirme, Tanrı'ya yönelen saygı davranışı, tapınma
  3. Bk. tapınma
  4. Allah'ın (C.C.) emirlerini yerine getirmek ve nehiylerinden kaçmak. Yapılmasında sevab olup, ihlasla yapılan herhangi bir amel. Şeriatta bildirildiği gibi Allah'a kulluk etmek. Kainatın ve dolayısıyla insanların hilkatindeki hikmet ve gaye. (Bak: Tarik-üs-salat)(... İbadet'in ruhu ihlastır. İhlas ise yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir faide ibadete illet gösterilse o ibadet batıldır. Faydalar, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar. İ.İ.)(İbadetin manası şudur ki: Dergah-ı İlahide abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp kemal-i rububiyyetin ve kudret-i Samedaniyyenin ve rahmet-i İlahiyyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. Yani, rububiyetin saltanatı, nasılki ubudiyeti ve itaati ister; rububiyetin kudsiyeti, paklığı dahi ister ki: Abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbini bütün nekaisten pak ve müberra ve ehl-i dalaletin efkar-ı batılasından münezzeh ve mualla ve kainatın bütün kusuratından mukaddes ve muarra olduğunu, tesbih ile Sübhanallah ile ilan etsin.Hem de rububiyetin kemal-i kudreti dahi ister ki: Abd, kendi za'fını ve mahlukatın aczini görmekle kudret-i Samedaniyyenin azamet-i asarına karşı istihsan ve hayret içinde Allahu Ekber deyip huzu ile rükua gidip O'na iltica ve tevekkül etsin.Hem rububiyetin nihayetsiz hazine-i rahmeti de ister ki: Abd, kendi ihtiyacını ve bütün mahlukatın fakr ve ihtiyacatını sual ve dua lisaniyle izhar ve Rabbinin ihsan ve in'amatını, şükür ve sena ile ve Elhamdülillah ile ilan etsin. Demek, namazın ef'al ve akvali, bu manaları tazammun ediyor ve bunlar için taraf-ı İlahiden vaz'edilmişler. S.)
  5. (en) Religious service.
  6. (en) Cult.
  7. (en) Devotion.
  8. (en) Prayer.
  9. (en) Prayers.
  10. (en) Divine service.
  11. (en) Worship.
  12. (en) Service.
  13. (en) Devotions.
  14. (en) Piety.
  15. (en) Act of worship.
  16. (en) Religious exercises.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014