Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > mağlup olmak nedir, mağlup olmak ne demek (mağlup olmak nnd)

mağlup olmak nedir, mağlup olmak ne demek?

mağlup olmak

  1. Yenilmek
    Örnek: Gelen imdat kuvvetinden vaktiyle haber alamıyor, mağlup oluyoruz. O. S. Orhon
  2. İsteğine karşı duramamak, gerçekleşmemesi gereken bir şey için iradesizlik gösterip direnememek ve yapılmasını kabul etmek
    Örnek: Bu hevesine mağlup olmasına bıçak sırtı kaldı. R. N. Güntekin
  3. (en) To be defeated.
  4. (en) To be beaten.
  5. (en) To suffer defeat.
  6. (en) To sustain defeat.

mağlup (nedir ne demek)

  1. Yenilen, yenik düşen, yenik.
  2. Bk. yenik
  3. (en) Beaten.
  4. (en) Loser.
  5. (en) Defeated.
  6. (en) Overcome.
  7. (en) Beaten yenik.

yenik (nedir ne demek)

  1. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz
    Örnek: Boynunda pire yenikleri vardı. S. F. Abasıyanık
  2. Yenmiş, aşınmış
    Örnek: Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor. R. H. Karay
  3. Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup.
  4. Karşılaşmalarda yenilen güreşçi.
  5. (en) Defeated.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

yenilmek (nedir ne demek)

  1. Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak.
  2. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
  3. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek
    Örnek: Fakat yenildiklerini kabul etmiyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. (en) Fall.
  5. (en) Lose.
  6. (en) To be eaten / defeated / worn out.
  7. (en) To suffer defeat.
  8. (en) Go to the wall.
  9. (en) Take a beating.
  10. (en) Go down.
  11. (en) Score under.
  12. (en) Smother.
  13. (en) Succumb.
  14. (en) To be defeated.
  15. (en) To be beaten.
  16. (en) To lose.
  17. (en) To bite the dust.
  18. (en) To succumb.
  19. (en) To get the dirty end of the stick.
  20. (en) To go flod.
  21. (en) Get the worst of.
  22. (en) Kiss the dust.
  23. (en) Lose the war.
  24. (en) To come off second best.
  25. (en) Thump.
  26. (en) To get the worst of it.

karşı (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Counter.
  10. (en) Contrary.
  11. (en) Opposed.
  12. (en) Adverse.
  13. (en) Averse.
  14. (en) İn the direction of.
  15. (en) İn return for.
  16. (en) İn response to.
  17. (en) The place opposite.
  18. (en) Anti.
  19. (en) Discordant.
  20. (en) Opponent.
  21. (en) Opposing.
  22. (en) Opposite.
  23. (en) Repugnant.
  24. (en) Gainst.
  25. (en) Against.
  26. (en) Facing.
  27. (en) Before.
  28. (en) Con-.
  29. (en) Anti-.
  30. (en) Contra.
  31. (en) Versus.
  32. (en) Towards.
  33. (en) Toward.
  34. (en) Athwart.
  35. (en) Contrary to.
  36. (en) As a cure for.
  37. (en) As a countermeasure to.
  38. (en) Antagonistic.
  39. (en) Derogative.
  40. (en) Derog.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014