|
lorenz eğrisi
-
Birikimli iki oransal değerin dağılımları arasındaki ilişkinin grafiği olup, reel gelir ile nüfus veya firmaların çıktısı ile sayısı arasındaki dağılımının yüzde olarak gösterilmesinde kullanılan, gelirin kişiler arasında veya piyasanın firmalar arasında adil olarak dağılıp dağılmadığı hakkında bilgi veren ve M. O. Lorenz tarafından geliştirilip kendi adıyla anılan eğri.
-
Lorenz curve
-
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı.
-
Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves.
-
Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
-
Yanlış bir biçimde
Örnek:
Gazetecilik bu oğlum, eğri, doğru yazılıp çıkmalı. M. Ş. Esendal
-
Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
-
Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.
-
Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.
-
Crooked. bent. awry. sloping. slanting. oblique. skew. aslant. aslope. cockeyed. sinuous. skewed. slouching. slouchy. out of the straight. tortuous. untrue. warped. wry. awry. curve. graph. trajectory.
-
Crooked. curve. irregular. oblique. uneven. wry. bent. skew. cockeyed. bowed. curved. slanted. sloping. bandy. angle. inclined.
-
Curve.
-
Curve
-
Courbe
birikimli (nedir)
-
Birikimi olan.
-
Cumulative
-
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma
Örnek:
Kim bilir kaç olayın birikimiyle zifir gibi kararmıştı, içi. T. Buğra
-
Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim
Örnek:
Mimari birikim bazen bir kente köklü bir damga, bir özellik bırakıyor. H. Taner
-
Biriktirilen mal veya para.
-
Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması.
-
Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
-
1. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. 2. Tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. 3. İşletme kârının kâr payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi.
-
Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.
-
Back demand. saving. accumulation. backlog. depot. nest egg.
-
Float. fund. accumulation. aggregation. deposition.
-
Accumulation. backlog. build up. aggregation.
-
Build-up
-
Accumulation
-
Accumulation
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|