Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > lord it over nedir, lord it over ne demek, lord it over türkçesi, türkçe anlamı (lord it over nnd)

lord it over nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








lord it over

  1. Üstünlük taslamak, amirane davranmak, emirler yağdırmak

lord (nedir)

  1. I., f. efendi, sahip, mal sahibi; hakim, hükümdar; lord (bir asalet unvanı); b.h. Rab, Allah, Tanrı; Hazreti İsa; f. lord payesi vermek. Lord bless me! Aman ya Rabbi! Lord Chamberlain İngiltere'de baş mabeyinci. lord it over someone gururlu dav- ranmak, kibirlilik göstermek, amirane tavır takınmak. Lord Mayor Londra belediye reisi. Lord's Day pazar günü. lords of creation insan, beşer. First Lord of the Admiralty İngiltere'de Bahriye Nazırı. House of Lords Lordlar Kamarası. live like a lord lord gibi lüks içinde yaşamak. my lord efendim, lord cenapları. O Lord! Ya Rabbi! Our Lord Rabbimiz, Efendimiz, Hazreti İsa. The Lord knows how Nasıl olduğunu ancak Allah bilir. the Lords Lordlar Kamarası. the Lord's Prayer İsa'nın öğrettigi dua. the Lord's Supper Aşai Rabbani ayini. lordlike s. lord gibi, lordcasına. lordling i. lordcuk, genç ve önemsiz lord. lordless s. sahipsiz.
  2. F. lord ünvanı vermek

it (nedir)

  1. Köpek
    Örnek: İt ürür, kervan yürür. Atasözü
  2. Değersiz, terbiyesiz kimse
    Örnek: Babaları da zaten itin biri. H. Taner
  3. (en) Dog. cur. mutt.
  4. (en) Bastard.
  5. (en) Information Technology.
  6. (en) Information Technology Former name of Information and Educational Technology.
  7. (en) Information Technology - see ICT.
  8. (en) Information technology. information technology TI.
  9. (en) Instructional Technology or Information Technology; ITC workshops that focus on networking and hardware mechanics.
  10. (en) Short form meaning Information Technology. information technology.
  11. (en) Short for Information Technology, it is concerned with all aspects of managing and processing information.
  12. (en) Information Technology Sometimes used as a synonym for the computer professionals in an organization Also sometimes known as IS or DP.
  13. (en) Information Technology - a term that encompasses all forms of technology used to create, store, exchange, and use information in its various forms.
  14. (en) Information Technology; used to describe the computerised systems in use by Fund.
  15. (en) Information technologies. Information Technology Processing information by computer The latest title for the information processing industry.
  16. (en) Information Technology Computer-aided information processing.
  17. (en) The management of data, particularly within the enterprise Also referred to as MIS or plain IS.
  18. (en) Short for information technology, the science of managing and processing information systems Because computers are the central components in these systems, IT is usually used as shorthand for computer skills in general.
  19. (en) Information Technology This is the name of the group of computer professionals in your company that manage the software, hardware, Internet, and e-mail systems In previous years known as Computer Systems, Computer Support, etc.
  20. (en) Information Technologies Usually refers to the computer department in a business or office building In Mifflin County, the IT department oversees the MIS and GIS departments.
  21. (en) The hardware and software which enable collection, storage and manipulation of data IT is an abbreviation of information technology.
  22. (zam.), (i.) o, onu, ona, (cinsiyet belirtmeyen zamirin 3. tekil şahsı); (i.) ebe (oyunlarda).
  23. Zm. şahsiyet, çekicilik, cazibe, ilişki, ebe, önemli kimse, o, onu, ona

over (nedir)

  1. Edat, z., s., i. üzerinde, üstünde; üzerine, üstüne; yukarısına; yukarısında; bütün (zaman); karşıdan karşıya, karşıya kasma, öbür tarafına; boyunca; z. yukarıda;karşı tarafa, karşı tarafta; fazla, artık;tama- men, baştan başa; tekrar, yine; s. bitmiş, son bulmuş; öbür taraftaki; üstteki, yukarıki; üstün; aşırı, fazla; i. artan şey, ek. over again bir daha. over against karşısına, karşısında. over and above -den fazla, -dan başka. over and over tekrar tekrar, üst üste, birbiri arkasından. over the barrel A.B.D., k.dili çaresiz durumda. over there orada, ta ötede. be over with bitmiş veya bitirmiş olmak. fall over düşmek, devrilmek. It's all over. Her şey bitti. make over üstüne devretmek. pay over money. para ödemek. play over tekrar çalmak veya oynamak. roll a stone over bir taşı yuvarlayıp tersine çevirmek. The water is running over. Su taşıyor. Run over to the neighbors. Bir koşu komşulara git. run over a man birini çiğnemek, adam ezmek (otomobil). talk over müzakere etmek. talk over the phone te- lefonla konuşmak. There are three left over. Üç tane kaldı. tip a boat over sandalı alabora etmek. turn over çevirmek, altüst etmek, devirmek; teslim etmek, havale etmek. win over taraftarlığını kazanmak.
  2. Önek üstün, üstünde; asağıya doğru; fazla, bütün bütün.
  3. S. bitmiş, sona ermiş

üstünlük taslamak (nedir)

  1. (en) Lord it over

üstünlük (nedir)

  1. Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan
    Örnek: Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi, gençlik hislerine kaptıran hanımlardı. A. Ş. Hisar
  2. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma.
  3. (en) Advantage. altitude. ascendancy. ascendency. beat. championship. class. distinction. dominance. edge. eligibility. excellence. head start. hegemony. lordship. mastery. overweight. pre-eminence. precedence. predominance. preponderance. primacy. spirit.
  4. (en) Advantage. ascendance. distinction. dominance. excellence. hegemony. predominance. preference. preponderance. primacy. priority. superiority. supremacy. virtue. ascendancy. head start.
  5. (en) Advantage. ascendency ascendancy. distinction. dominance. excellence. hegemony. lordship. odds. paramountcy. precedence. predominance. preponderance. primacy. quality. superiority. supremacy.
  6. (en) Advantage
  7. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu.

taslamak (nedir)

  1. Kendinde olmayan bir değeri varmış gibi göstermek
    Örnek: Düne kadar kibir onların, büyüklük taslamak onların. N. Cumalı
  2. Taşçılıkta bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak.
  3. Ciltçilikte hazırlanmış kitap kapağının cilt beziyle kaplanması ve kapağın yan kâğıdıyla birleştirilmesi.
  4. Gözetlemek, gizlice izlemek.
  5. (en) To make others think one is (sth one is not. to act as if one were (sth one is not. affect. play act. pretend. profess.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)