Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > lop yumurta nedir, lop yumurta ne demek (lop yumurta nnd)

lop yumurta nedir, lop yumurta ne demek?

lop yumurta

  1. Suda çok kaynatılmış kabuklu yumurta, katı yumurta.
  2. (en) Hard-Boiled egg.
  3. (en) Hard boiled egg.

lop   US UK (nedir ne demek)

  1. Yumuşak, yuvarlak ve irice.
  2. Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri.
  3. Bir organ ya da bir yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı ya da parçası.
  4. Bir organ veya yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı veya parçası.
  5. (en) Flea.
  6. (en) To cut off as the top or extreme part of anything; to shoorten by cutting off the extremities; to cut off, or remove, as superfluous parts; as, to lop a tree or its branches.
  7. (en) To cut partly off and bend down; as, to lop bushes in a hedge.
  8. (en) That which is lopped from anything, as branches from a tree.
  9. (en) To hang downward; to be pendent; to lean to one side.
  10. (en) To let hang down; as, to lop the head.
  11. (en) Hanging down; as, lop ears; used also in compound adjectives; as, lopeared; lopsided.
  12. (en) Loss of Pointer.
  13. (en) In TL1, LOP generally refers to a loss of pointer event - the manifestation of a fault such as a circuitry failure.
  14. (en) To cut off one of more branches of a tree, whether standing, felled or fallen.
  15. (en) Loss of pointer Failure state in the SONET signal where a receiving network cannot identify or lock on the pointer value of the header one and two bytes to show the location of synchronous payload envelope.
  16. (en) Lobe.
  17. (en) Soft.
  18. (en) And round.
  19. (en) Hard boiled.
  20. (en) Loss of Pointer: A condition at the receiver or a maintenance signal transmitted in the PHY overhead indicating that the receiving equipment has lost the pointer to the start of cell in the payload This is used to monitor the performance of the PHY layer.
  21. (en) 1) To chop branches, tops or small trees after felling so that the slash will lie close to the ground 2) To cut the limbs from a felled tree.
  22. (en) To cut limbs from standing trees.
  23. (en) Local Oversight Program.
  24. (en) Line of bearing to a known origin or reference, upon which a vessel is assumed to be located An LOP is determined by observation or measurement An LOP is assumed to be a straight line for visual bearings, or an arc of a circle.
  25. (en) Cut off from a whole; 'His head was severed from his body'; 'The soul discerped from the body'.
  26. (en) Cultivate, tend, and cut back the growth of; 'dress the plants in the garden'.
  27. (fr) Lobe
  28. Budamak, kesmek, kesip atmak, sarkmak, asılı olmak, sarkıtmak
  29. (-ped, -ping) ufak dal, ağacın budanmış kısmı
  30. Ağacın dallarını kesmek, budamak
  31. Kesip düşürmek.
  32. (-ped,- ping) sarkmak, asılı olmak
  33. Sarkıtmak.

yumurta (nedir ne demek)

  1. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre.
  2. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
  3. Tavuk yumurtası.
  4. Er bezi.
  5. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.
  6. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. Ovum.
  7. Ovulasyonla infundibulumdan yumurta kanalına geçen ve ikinci mayoz bölünmeyi henüz tamamlamamış olan büyük dişi cinsiyet hücresi, ovum, makrogamet. Yumurtanın çekirdeğinde vezikula germinativa adı verilen açık renkli kromatinle makula germinativa adı verilen koyu kromatin toplulukları bulunur.
  8. Kanatlılar tarafından üretilen ve insan gıdası olarak kullanılan hayvansal gıda maddesi.
  9. Büyükbaş hayvanların but kısmında bulunan ve diz ekleminin iç kısmından kalça eklemine doğru uzanan yumurta biçiminde, ortalama 2-3 kg ağırlığındaki et parçası.
  10. Genellikle yuvarlak biçimli, dişi eşey organında mayoz bölünmeler sonucu oluşan, haploit kromozom sayılı, erkek hücresiyle birleşerek zigotu meydana getiren, büyük hareketsiz bir hücre, ovum, dişi üreme hücresi.
  11. (en) Ovum, egg.
  12. (en) Ovular.
  13. (en) Ovi-.
  14. (en) Ovo-.
  15. (en) Curry.
  16. (en) Ovum.
  17. (en) Spawn.
  18. (en) Egg flip eggnog.
  19. (fr) Oeuf
  20. (la) Ovum:Yumurta

suda (nedir ne demek)

  1. Baş ağrısı.

su (nedir ne demek)

  1. Yaşam kaynağı.
    Örnek: Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin
  2. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
  3. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.
  4. Bazı kokulu yaprak veya çiçekler imbikten çekilerek elde edilen kokulu sıvı.
  5. Yemeğin sulu bölümü
    Örnek: Belki de iki bardak turşu suyu içecek. S. F. Abasıyanık
  6. Hidrojenle oksijenden oluşan, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.
  7. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
  8. Sutaşı.
  9. Bkz. çay.
  10. H2O; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı.
  11. Sağ, salim.
  12. Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  13. Kimyasal formulü H2O olan, 4o C'de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8'ini kaplayan bileşik.
  14. (en) Aquatic.
  15. (en) Aqueous.
  16. (en) Aqua.
  17. (en) Juice.
  18. (en) Bourne.
  19. (en) Bourn.
  20. (en) Hydric oxide.
  21. (en) Adam's ale.
  22. (en) Hydro-.
  23. (en) Utility stock.
  24. (en) Tons deadweight.
  25. (en) Adam's wine.
  26. (en) Head.
  27. (en) İmpervious.
  28. (en) Public utilities.
  29. (en) Public utility services.
  30. (en) Sites in the ex-Soviet Union.
  31. (en) Switch user.
  32. (en) The 3-dimensional Lie group of 2 x 2 unitary matrices; the most common Lie group in mathematics and physics after the circle.
  33. (en) Status uncertain, often because of low search effort or cryptic nature of the element.
  34. (en) Special Unitary group of n x n matrices.
  35. (en) Companies in the economic censuses in which the establishment and the company are one and the same See also MU.
  36. (en) Subscriber Unit.
  37. (en) Abbr Signaling Unit.
  38. (en) Service User The end user at the customer premises.
  39. (en) Abbreviated form of Skinner Union, supplier of carburettors on six-cylinder Land-Rovers.
  40. (en) Signals Unit.
  41. (en) Ffel Stafford Unsubsidized.
  42. (en) Command that substitutes another user's login for that of the user who invoked the command, logging in the invoking user under the substituted login The invoking user must know the login password for the user whose login is being substituted If no other user's login is specified, the command substitutes the root login.
  43. (en) Service Unit.
  44. (en) Water.
  45. (en) Aqua, water.
  46. (en) The building letter code for the Surge Research Building, 90 Medical Center Way, San Francisco.
  47. (en) Unix utility for temporarily switching users during a session Requires a password.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010