|
leader
-
Rehber, kılavuz
-
Önder, lider, baş, reis
-
Bando veya koro şefi
-
Orkestrada birinci keman, solo kemancı
-
En öne koşulmuş at
-
Gazetede başmakale
-
Gözü belirli bir yere çekmek için konulan bir sıra nokta
-
Lider, önder, baş, başmakale, önayak, müşteri çeken ucuz mal
-
Kılavuz.
-
Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil
Örnek:
Ben bunları düşünürken rehberim eliyle bir büyük bina gösterdi. R. H. Karay
-
kılavuz
-
Bk. kılavuz kitap
-
Bk. kılavuz
-
Yol gösterici, kılavuz.
-
Directory. handbook. guidebook. guide. guidance conselor. pathfinder. careers officer. cicerone. conductor. courier. pilot.
-
Guide. handbook. rudder. guidebook. directory. guidebook kılavuz. telephone directory. telephone book. phone book.
-
Directory. guide. guidebook. transit guide. telephone directory. address directory. guide book. companion. companion guide. consultant. courier. finger board. guru. handbook. instruction booklet. leader. pathfinder. pilot.
kılavuz(nedir ne demek)
-
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
Örnek:
Mum tutan kılavuzların arkasından içeri girdik. F. R. Atay
-
Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb.
-
Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
-
Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse.
-
Kılavuz kaptan.
-
Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası.
-
Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç.
-
Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne.
-
Filmlerin, film parçalarının başında, sonunda, aralarında yer alan; filmin alıcı, gösterici, açındırma aygıtı, basım aygıtı, vb. aygıtlara takılıp çıkarılmasını kolaylaştıran; filmi koruyan; asıl film için pay bırakan; boşluk dolduran; bazen çeşitli bilgiler taşıyan ve birçok çeşidi bulunan renkli, renksiz ya da saydamsız, sağlam film parçası
-
Mıknatıslı kuşaklara takılan aynı nitelikte parça.
-
Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi.
-
Yol gösteren, rehber. Kılıç Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah.
-
Leader (strip), had, film leader,
-
Tape leader, leader
-
Pilot. guide. pilot. pioneer. baedeker. code. conductor. lead. manual. rudder.
-
Companion. guide. manual. pilot. rudder. shepherd. leader.
-
Guide. pilot. pilot. matchmaker. tap for cutting internal screw threads. guide book. cicerone. companion guide. film leader. guidance. guidebook. instruction booklet. instruction manual. key. pathfinder. tap.
-
guide
-
Startvorspann, Filmvorspann, Vorspann, Blankfilm,
-
Vorlaufband, Starlband
-
Amorce, bande amorce
-
guide
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|