Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kuvvet alıştırmaları nedir, kuvvet alıştırmaları ne demek, kuvvet alıştırmalarıın anlamı (kuvvet alıştırmaları nnd)

kuvvet alıştırmaları nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

kuvvet

  1. Fiziksel güç, takat
    Örnek: Bu kadar cesur bir hamleye yetecek kuvvetim yok. Y. Z. Ortaç
  2. Güç
  3. Şiddet, zor, cebir.
  4. Yetke, erk, nüfuz.
  5. Dayanıklı olma durumu, tahammül, mukavemet.
  6. Bir ülkenin savaşçı silahlı kuruluşları veya gücü
  7. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
  8. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir.
  9. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik.
  10. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik.
  11. Bk. güç
  12. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (SI birimi newton'dur).
  13. (en) force
  14. (en) Power. force. strength. energy. vigor. vigour. potency. might. beef. command. dint. lustiness. main. pith. punch. robustness. sinew. stamina. vinegar. vis. zing. thews.
  15. (en) Action. force. might. muscle. pep. power. steam. strength. vigour. might güç.
  16. (en) Force. power. strength. vigor. power. action. command. drive. emphasis. energy. fibre. function. go. heart. imperium. iron. might. nerve. pep. potency. punch. snap. stamina. steam. substance. vigour. vim. virtue. zap.
  17. (al) Kraft
  18. (fr) force

güç (nedir ne demek)

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. 1- İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. 2- Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  13. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  14. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  15. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  16. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  17. Bir iş veya enerjinin transfer edilme hızı, birimi J.s-1 (wat).
  18. Yorucu, emekle yapılan.
  19. Zor, çetin.
  20. Şiddet.
  21. İş, meşguliyet.
  22. Kuvvet.
  23. (en) power,
  24. (en) Electric power
  25. (en) Difficult. hard. arduous. baffling. tricksy. strength. power. force. energy. ability. capability. capacity. arm. clout. clutch. command. control. dominance. forcefulness. intensity. iron. might. pep. pith. potency. potential. punch. rod. sinew. spiri.
  26. (en) Ability. arduous. arm. ascendance. austere. difficult. effort. energy. exacting. force. hard. heavy. impossible. laborious. might. muscle. onerous. pep. potency. potential. power. punch. push. rough. sap. sinew. stamina. steam. sticky. stiff. strength. strenuous. tough. troublesome. vigour. zip.
  27. (en) Power. impulse. proficiency. influence. rating. task. delivery job. heavy duty. ability. arduous. arm. capability. capacity. competence. difficult. effort. energy. faculty. force. hard. impetus. lift. might. painful. parlous. pith. potency. severe. solidi.
  28. (en) power
  29. (en) force
  30. <(al) Leistung,
  31. <(al) Kraftstrom
  32. <(al) Leistung
  33. (fr) puissance,
  34. (fr) Puissance (électrique)
  35. (fr) force
  36. (fr) puissance
  37. (la) fortitudo

fiziksel güç (nedir ne demek)

  1. (en) Physical force

fiziksel (nedir ne demek)

  1. Fizikle ilgili olan.
  2. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.
  3. Maddelerin enerji ilişkileri ile ilgili.
  4. (en) Physical. somatic.
  5. (en) physical.
  6. (en) Physical. sensual.
  7. (en) physical

takat(nedir ne demek)

  1. Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet
    Örnek: Hareket edebilecek ne vasıtamız ne takatimiz vardı. A. Gündüz
  2. Bk. güç
  3. (en) Strength. energy güç. hal. derman. power. capacity. potency. energy.
  4. (en) Power. strength. fund of strenght. energy. force. capacity. might. endurance.
  5. (en) power

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük