Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kutup nedir, kutup ne demek, kutubun anlamı, ingilizcesi (kutup nnd)

kutup nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kutup

  1. Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
    Örnek: Kutuplara gitmeği bile çok düşündüm. P. Safa
  2. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri
  3. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri.
  4. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri.
  5. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.
  6. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse
  7. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri.
  8. Bk. eksenucu
  9. Bk. ucay
  10. Bk. karşıtuç
  11. Bk. uç
  12. (en) Polar. pole.
  13. (en) Pole. terminal. polar.
  14. (en) Axle. an authority.
  15. (en) Pole
  16. (fr) Pôle

eksenucu (nedir)

  1. Bir gökcismi ekseninin eşlek düzlemine dikey olarak özekten geçip yuvarı deldiği varsayılan iki nokta; Kuzey ve güneyeksenucu.
  2. (en) Pole
  3. (fr) Pôle

yer (nedir)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. (en) Location
  11. (en) Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
  12. (en) Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
  13. (en) Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
  14. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  15. (fr) Heu

uzak (nedir)

  1. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
    Örnek: Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu. P. Safa
  2. Arada çok zaman bulunan.
  3. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.
  4. İhtimali az olan.
  5. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan
    Örnek: Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz. P. Safa
  6. Yer.
  7. Uzak yer.
  8. (en) Far. distant. remote. out-of-the-way. faraway. off. back. far-off. outlandish. outlying. recluse. standoffish. away. far away. far. afar. aloof. far off. insofar. off. a long way off.
  9. (en) Afar. aloof. back. cool. distant. far. faraway. farther. off. out. outlying. remote. far-off. off the beaten track. out-of-the-way. improbable. unlikely. outside. distance place. far off. distant place. the distance.
  10. (en) Remote. far. out- of-reach. outlandish. wide.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)