Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kutup yıldızı nedir, kutup yıldızı ne demek, kutup yıldızıun anlamı, ingilizcesi (kutup yıldızı nnd)

kutup yıldızı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kutup yıldızı

  1. Gök küresinin kutbuna en yakın olan Küçükayı denilen takımyıldızın en ucunda bulunan, kuzeyi belirleyen durağan yıldız, Demirkazık, Kuzey Yıldızı.
  2. (en) Pole star.

kutup (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
    Örnek: Kutuplara gitmeği bile çok düşündüm. P. Safa
  2. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri
  3. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri.
  4. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri.
  5. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.
  6. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse
  7. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri.
  8. Bk. eksenucu
  9. Bk. ucay
  10. Bk. karşıtuç
  11. Bk. uç
  12. (en) Polar. pole.
  13. (en) Pole. terminal. polar.
  14. (en) Axle. an authority.
  15. (en) pole
  16. (fr) pôle

eksenucu (nedir ne demek)

  1. Bir gökcismi ekseninin eşlek düzlemine dikey olarak özekten geçip yuvarı deldiği varsayılan iki nokta; Kuzey ve güneyeksenucu.
  2. (en) pole
  3. (fr) pôle

yıldız (nedir ne demek)

  1. Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri
    Örnek: Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük. Y. K. Beyatlı
  2. Meşhur sinema ve müzikhol sanatçısı, star
    Örnek: Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti. H. Taner
  3. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil.
  4. Bu biçimde olan.
  5. Biçiminde olan.
  6. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
    Örnek: Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim. Y. Z. Ortaç
  7. Baht, şans, talih.
  8. Kuzey yönü.
  9. Yıldız biçiminde olan.
  10. Geceleri gökte, kimileri parlakça, kimileri de donuk bir ışık noktası gibi görünen cisimlere verilen ad.
  11. Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu.
  12. Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinin her biri.
  13. Baht, talih, yazı.
  14. (en) Star, film star, screen star, movie star
  15. (en) Astral. planetary. sidereal. star. star.
  16. (en) Astral. planetary. sidereal. star. ace. asterisk.
  17. (en) Star. top liner.
  18. (en) star
  19. (al) Stern, Star, Filmstar, Diva, Filmdiva
  20. (fr) Vedette, étoile, "star", "diva", "divo"
  21. (fr) étoile

gök (nedir ne demek)

  1. İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza.
  2. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, sema
    Örnek: Süngülerini, çelikten birer parmak gibi, göğe kaldırmışlar. R. E. Ünaydın
  3. Bu renkte olan.
  4. Olgunlaşmamış
    Örnek: Uzun süren bir kışın karları, soğukları altından fışkıran gök ekinler... A. Kabaklı
  5. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.
  6. Dekorgök için kullanılan sözcük.
  7. (en) Celestial. sky. the blue. heaven. firmament.
  8. (en) Firmament. sky.
  9. (en) Sky. heavens. the firmament. blue. heaven. sphere. vault.
  10. (en) Sky border
  11. (fr) Bande d'air, frise de ciel

yakın(nedir ne demek)

  1. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı.
  2. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
  3. Aralarında sıkı ilgi bulunan.
  4. Benzeyen, andıran, yaklaşan
    Örnek: Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı. Ö. Seyfettin
  5. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
    Örnek: Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın... S. F. Abasıyanık
  6. Uzak olmayan yer.
  7. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba
    Örnek: Türkçe konuştuğu için bana kendi yakınlarımızdan biri hissini veren yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
  8. Bk. kesinlik
  9. İlgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan bize daha yakındır.
  10. Bk. sağlam bilgi
  11. (en) Adjacent. akin. akin to. approximate. close. close-rage. connate. connected. contiguous. convenient. familiar. handy. immediate. imminent. inseparable. intimate. near. not far. pending. proximate. within reach. by. close. close to. at hand. hard. har.
  12. (en) Akin. analogous. bosom. convenient. handy. imminent. near. parallel. pleasant.
  13. (en) Nearby. near to. close to. close-by. who is close to sb. very similar to. akin. close. round the corner. handy. hot. immediate. imminent. locally. near. neighbouring. nigh.
  14. (en) thick

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük