kutucu ne demek?

  1. Kutu yapan veya satan kimse.

kutucu usta

  1. Sarayın harem bölümündeki sultanlarla kadın ve ikballerin giyim ve süslenmeleriyle ilgili karavaş.

kutucuk

  1. Alıcı ya da göstericiye doğrudan doğruya takılmak üzere önceden hazırlanmış belli uzunluktaki filmi taşıyan, üzerindeki çeşitli girinti çıkıntılarla özdevinimli alıcıların ışıklama düzenini kendi kendine ayarlayabilen ufak, ışık geçirmez kutu, film kutucuğu. Sinem./TV
  2. İçinde, mıknatıslı ses kuşağının sağa ya da sola sarılmasını sağlayan alıcı ve verici eksen ya da makarası olan, ufak boy ses aygıtlarına kolayca takılıp çıkarılan, ses saptanmış olarak piyasaya hazır sürülenleri de bulunan ufak kutu; ses kutucuğu. TV. 3.kutucuklu televizyonda,kutucuklu görüntü aygıtında kullanılan, içinde mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ufak kutu; televizyon kutucuğu.
  3. Bk. kartuş
  4. (en)Cassette, film cassette, cartridge, film cartridge, movie-box,.
  5. (en)Cassette, tape cassette (cartridge, capsule), cartridge, capsule,.
  6. (en)Video-cassette, video tape cassette (cartridge).
  7. (al)Kassette, Filmkassette, Filmladekassette,
  8. (al)Kassette, Bundkassette, Tonkassette, Tonbandkassette,
  9. (al)Fernsehkassette, Magnetbildkassette, Videokassette, Videobandkassette, Video-Recorder-Kassette,
  10. (fr)Cassette, ciné-cassette,

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kutucu ustakutucukkutucuklu görüntü aygıtıkutucuklu göstericikutucuklu ses aygıtıkutucuklu televizyonkutuculukkutukutu aşağıkutu çarpımıkutu çizimikutu çizimlerkutkut almakkut inancıkut kemiğikuta
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın