Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kurum nedir, kurum ne demek, kurumun anlamı, ingilizcesi (kurum nnd)

kurum nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kurum

  1. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is
    Örnek: Vapur dumanı ve baca kurumuyla kapkara olan saçlarımla yastığı kirletmek istemiyordum. Halikarnas Balıkçısı
  2. Kuruluş, müessese, tesis.
  3. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi insanlar tarafından oluşturulan şey, müessese.
  4. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür
  5. Belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan özel veya kamu örgütü.
  6. Belirli düşüncelerin, davranış kalıplarının, bireyler arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı görevlerin oluşturduğu, kökü birtakım törelere dayalı toplumsal örgenleşme (örneğin: din, aile vb.).
  7. (en) Foundation. establishment. corporation. institution. institute. airs. vanity. pose. conceit. haughtiness. shop. smut. soot. swagger.
  8. (en) Arrogance. association. conceit. corporation. establishment. institute. institution. smut. society. soot. pose. self-importance.
  9. (en) Association. corporation. foundation. soot. institution. enterprise. establishment. fellowship. incorporated body. organization. party. society.
  10. (en) Institution
  11. (en) Establishment
  12. (fr) Institution

ocak (nedir)

  1. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer
    Örnek: Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar. Halikarnas Balıkçısı
  2. Şömine
    Örnek: Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
    Örnek: Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak. H. Taner
  4. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer
    Örnek: Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür. S. Birsel
  5. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer.
  6. Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası
    Örnek: Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu. S. F. Abasıyanık
  7. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
    Örnek: Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi. F. R. Atay
  8. Ev, aile, soy
    Örnek: Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı. A. Gündüz
  9. Bir takımyıldızın adı.
  10. 1. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma gibi amaçlarla Kullanılan yer. 2. Ev, aile, soy.
  11. (en) Seedbed, seed plot
  12. (en) Jan. january. stove. oven. fireplace. cooker. fire. furnace. range. grate. hearth. seedbed.
  13. (en) Cooker. fender. fireplace. furnace. hearth. kiln. stove. oven. stone quarry. minejanuary. january.
  14. (en) Cookstone. range. kiln. blast furnace. forge. quarry. mine. den. meeting place. association. society. organization. family. household. oven. crucible. cookhouse. incinerator. pit. chimney. chimey casing. retort. uptake. hole. coal pit. coal mine. residenc.
  15. (en) Fornax, For, Fornacis
  16. (fr) Fourneau, Fourneau Chimique

çevre (nedir)

  1. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf
    Örnek: Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır. O. Rifat
  2. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam
    Örnek: Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi. H. Taner
  3. Sırma işlemeli mendil
    Örnek: Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti. M. Yesarî
  4. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
  5. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit
    Örnek: Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir. H. Taner
  6. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
  7. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
  8. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.
  9. Bk.çevre ülkeleri
  10. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu.
  11. (en) Radius
  12. (en) Environmental. ecological. ambient. contour. surroundings. environment. premises. adjacencies. ambiance. ambience. purlieus. neighborhood. neighbourhood. vicinity. circumference. perimeter. atmosphere. ambit. circle. climate. compass. domain. entoura.
  13. (en) Ambience. atmosphere. circle. circuit. circumference. environment. medium. milieu. neighbourhood. perimeter. periphery. sphere. surroundings. vicinity.
  14. (en) Environment.
  15. (en) Environment
  16. (fr) Milieu environnant, environnement

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)