Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kulak arkası etmek nedir, kulak arkası etmek ne demek (kulak arkası etmek nnd)

kulak arkası etmek nedir, kulak arkası etmek ne demek?

kulak arkası etmek

  1. Dikkate almamak, göz önünde tutmamak: “Bazıları hava kirlenmesinde olduğu gibi bu eleştirileri kulak ardı ediyorlar.” -H. Taner.

kulak (nedir ne demek)

  1. Başın her iki yanında bulunan işitme organı
    Örnek: Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum. H. C. Yalçın
  2. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
  3. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
  4. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
  5. Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
  6. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
  7. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
  8. Varlıklı Rus köylüsü.
  9. Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü.
  10. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve içkulak bölgelerinden oluşan yapı.
  11. (en) Ear.
  12. (en) Aural.
  13. (en) Oto-.
  14. (en) Flange.
  15. (en) Flap.
  16. (fr) Oreille

arkası (nedir ne demek)

  1. (en) Sequel.

arka (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. Çadıra diktikleri direk.
  11. (en) Essence, liquor, arrack.
  12. (en) Posterior.
  13. (en) Back.
  14. (en) Stern.
  15. (en) Rear.
  16. (en) Tail.
  17. (en) Hind.
  18. (en) Rearward.
  19. (en) Friend at court.
  20. (en) Supporter.
  21. (en) Backer.
  22. (en) Support.
  23. (en) Backing.
  24. (en) Contuniation.
  25. (en) Breech.
  26. (en) Small.
  27. (en) Dors-.
  28. (en) Dorso-.
  29. (en) Dorsal.
  30. (en) Reverse.
  31. (en) The reverse.
  32. (en) Continuation.
  33. (en) Sequel.
  34. (en) Back-up.
  35. (en) Backside.
  36. (en) Buttocks.
  37. (en) Behind.
  38. (en) The back.
  39. (en) Backpart.
  40. (en) Back side.
  41. (en) Rump.
  42. (en) Powerful friend.
  43. (en) Pull.
  44. (en) İnfluence.
  45. (en) Back load of sth.
  46. (en) Countenancer.
  47. (en) Heel.
  48. (la) Posterior: sonra

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

dikkate almamak (nedir ne demek)

  1. (en) Pay no attention, take no account of, leave out of account, brush away, brush off, be oblivious to, reckon without, loose sight of, skate over.

göz (nedir ne demek)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Bk. ada.
  10. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  11. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  12. Çok küçük budak.
  13. Çekmece boşluğu.
  14. Bk. çekmece
  15. Bk. göz
  16. (en) Attitude.
  17. (en) Way of behaving.
  18. (en) Spring.
  19. (en) Division.
  20. (en) Seeing.
  21. (en) Optic.
  22. (en) Optical.
  23. (en) Ocular.
  24. (en) Aperture.
  25. (en) Eye.
  26. (en) Orbital.
  27. (en) Ophthalmic.
  28. (en) Orbit.
  29. (en) Blinker.
  30. (en) Sight.
  31. (en) Cell.
  32. (en) Compartment.
  33. (en) Drawer.
  34. (en) Cubbyhole.
  35. (en) Cubby.
  36. (en) Cubicle.
  37. (en) Cuddy.
  38. (en) Eyehole.
  39. (en) Glim.
  40. (en) Opto-.
  41. (en) Part.
  42. (en) The evil eye.
  43. (en) Bad luck caused by another's envy.
  44. (en) Love.
  45. (en) Friendship.
  46. (en) Esteem.
  47. (en) Square.
  48. (en) Case.
  49. (en) Source.
  50. (en) Orifice.
  51. (en) Bord.
  52. (en) Rack.
  53. (en) Pane.
  54. (en) Partition.
  55. (en) Pore.
  56. (al) Auge
  57. (fr) Oeil

önünde (nedir ne demek)

  1. Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.
  2. (en) İn front of.
  3. (en) Before.
  4. (en) İn sb's presence.
  5. (en) A) in front of b) before.
  6. (en) Below.
  7. (en) İn the presence of sb.
  8. (fr) Devant

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011