|
kucak çocuğu
-
Yürüyemeyen, kucakta gezdirilen çocuk.
-
Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
Örnek:
Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık. S. M. Alus
-
Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan.
-
Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
-
Ortam, ocak
-
Bosom. lap. arms.
-
Lap. embrace. armful.
-
Embrace. armful. lap.
-
Henüz yürüyemeyen, küçük (çocuk).
-
[kucak] n. bosom, lap, arms
-
Küçük yaştaki oğlan veya kız
Örnek:
Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
-
Soy bakımından oğul veya kız, evlat
Örnek:
Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
-
Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
Örnek:
Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
-
Genç erkek.
-
Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
-
Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
-
Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
-
Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
-
Nipper
-
Infant. junior. infantile. child. kid. youngster. baby. infant. son. brat. chit. juvenile. mite. moppet. seed. paed-.
-
Child. kid. youngster.
-
Child. infant. chap. chit. kiddie kiddy. mite. nipper. scion. youngster.
-
Child
-
Bairn
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|