Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > konum ölçüsü nedir, konum ölçüsü ne demek (konum ölçüsü nnd)

konum ölçüsü nedir, konum ölçüsü ne demek?

konum ölçüsü

  1. Bir dağılımdan bulunan yalın ortalama, ortanca ve doruk değeri gibi konum belirten değerlere verilen genel ad.
  2. (en) Measure of location.

konum (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon.
  2. Durum, yer, vaziyet, pozisyon.
  3. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.
  4. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü.
  5. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri.
  6. Bk. yerleştirme
  7. Bk. bölge
  8. (en) Position.
  9. (en) Location.
  10. (en) Site.
  11. (en) Situation.
  12. (en) Status.
  13. (en) Attitude.
  14. (en) Configuration.
  15. (en) Standing.
  16. (en) State.
  17. (en) Station.
  18. (en) Condition.
  19. (en) Place.
  20. (en) Lacation.
  21. (en) Locations.
  22. (al) Stellung
  23. (fr) Position

yerleştirme (nedir ne demek)

  1. Yurtlandırma, iskân.
  2. Yerleştirmek işi.
  3. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi.
  4. Alıcının, saptanacak konuya göre en uygun uzaklık, açı, görüş noktasına konulması; bu nokta saptanıncaya değin yapılan çalışma
  5. Işık kaynaklarının, ışık düzenlemesine hazırlık olarak belli yerlere konulması.
  6. Bk. konuşlandırma
  7. (en) Camera set-up (placing, positioning, alingment), set-up.
  8. (en) Lighting set-up (setting).
  9. (en) Emplacement.
  10. (en) İnstallation.
  11. (en) İnstallment.
  12. (en) İnstalment.
  13. (en) Location.
  14. (en) Fixation.
  15. (en) Setting.
  16. (en) Mounting.
  17. (en) Blocking.
  18. (en) Placement.
  19. (en) Settlement.
  20. (en) Naturalization.
  21. (en) Placing.
  22. (en) Position.
  23. (al) Kameraeinstellung, Einstellung, Position, Kameraposition, Kamerastandort,
  24. (al) Lichtsetzung, Einleuchtung
  25. (fr) Répétition placer

ölçü (nedir ne demek)

  1. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
  2. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi
    Örnek: Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür. R. E. Ünaydın
  3. Ölçme sonucu bulunan rakam.
  4. Belirlenmiş boyut.
  5. Değer, itibar
    Örnek: Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı. Y. Z. Ortaç
  6. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu.
  7. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
  8. Ölçüt.
  9. Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt.
  10. (en) Measure.
  11. (en) Measurement.
  12. (en) Dimension.
  13. (en) Scale.
  14. (en) Meter.
  15. (en) Metre.
  16. (en) Foot rule.
  17. (en) Extent.
  18. (en) Gage.
  19. (en) Gauge.
  20. (en) Prosody.
  21. (en) Size.
  22. (en) Standard.
  23. (en) Stint.
  24. (en) Test.
  25. (en) Dimensions.
  26. (en) Level.
  27. (en) Norm.
  28. (en) Measuring.
  29. (en) Unit of measurement.
  30. (en) Proper degree.
  31. (en) Suitable limit.
  32. (en) Bounds.
  33. (en) Module.
  34. (en) Measuring stick.
  35. (en) Dosage.
  36. (en) Chain.
  37. (en) Tape.
  38. (en) Rhythm.
  39. (en) Meterage.
  40. (en) Calibration.
  41. (al) Stichmass
  42. (fr) Jauge, calibre

yalın (nedir ne demek)

  1. Alev.
  2. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
  3. Çıplak, kınından çıkmış
    Örnek: Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı. E. E. Talu
  4. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.
  5. Gösterişsiz, süssüz, sade.
  6. Alev, ateş.
  7. Taş, büyük kaya.
  8. Çıplak, örtüsüz.
  9. (en) Artless.
  10. (en) Austere.
  11. (en) Chaste.
  12. (en) Flame.
  13. (en) Clean and spare.
  14. (en) Uncovered.
  15. (en) Bald.
  16. (en) Assertoric.
  17. (en) Simple.
  18. (en) Flat.
  19. (en) Bare.
  20. (en) Naked.
  21. (en) Nominative.
  22. (en) Plain.
  23. (en) Severe.
  24. (en) Simplex.
  25. (en) Simplificative.
  26. (en) Unvarnished.
  27. (en) Vivid.
  28. (en) Conservative.
  29. (en) Homely.
  30. (en) Literal.
  31. (en) Lowly.
  32. (en) Modest.
  33. (en) Quiet.
  34. (en) Sober.
  35. (en) Stark.
  36. (en) Steep.
  37. (en) Frugal.
  38. (en) Proper.
  39. (en) Spartan.
  40. (en) Uncoloured.
  41. (en) Uncolored.
  42. (fr) Assertorique
  43. (la) Asserere

yal (nedir ne demek)

  1. Köpek ve ineklere yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek
    Örnek: Köpek bile yal yediği kaba pislemez. Atasözü
  2. Köpekler ve sığırlar için hazırlanan, sulu biçimde tüketilen, öğütülmüş tahıllar veya kepeğin sıcak suda haşlanmasıyla yapılan hayvan çorbası.
  3. Hlk. Yele.
  4. (en) Liquid food.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010