Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > konu komşu nedir, konu komşu ne demek, konu komşunun anlamı (konu komşu nnd)

konu komşu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








konu komşu

  1. Bütün komşular, birbirine yakın yerde oturan kimseler.

konu (nedir)

  1. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
    Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
  2. Üzerinde konuşulan şey, bahis
  3. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  4. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
  5. Bu yolda saptanmış olan nesne
  6. Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
  7. Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
  8. Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
  9. (en) 1-2. object, 3. story, subject, action theme
  10. (en) Subject. matter. point. issue. theme. topic. affair. argument. business. head. heading. res. shebang. subject matter. text. thing.
  11. (en) Business. matter. object. question. scope. subject. text. theme. topic.
  12. (en) Subject. topic. matter. subject matter. case. change of design. head. heading. point. purview. question. res. shebang. text. theme.
  13. (en) Subject, subject matter
  14. (en) Argument
  15. (al) 1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
  16. (fr) 1-2. objet, 3. sujet, récit
  17. (fr) Argument

kon (nedir)

  1. Bir dizgenin durum,konum ya da etkileşimini, koşulların nicel değerlerine göre belirleyebilmek için kurulan matematiksel düzenleme.
  2. (en) [Kon] v. could

komşu (nedir)

  1. Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad.
  2. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir
    Örnek: Komşu bahçeler arasında da pek kullanılmayan yan kapılar vardı. Ç. Altan
  3. (en) Next-door. vicinal. neighboring. neighbouring. neighbor. neighbour. adjacent. contiguous. flanking. neighbor. neighbour. jones.
  4. (en) Neighbour. neighbouring.
  5. (en) Fellow. neighbour. neighbouring. contiguous occupier. vicinal.

bütün (nedir)

  1. Eksiksiz, tam
    Örnek: Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    Örnek: Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bozuk olmayan (para).
  4. Parçalanmamış.
  5. Birlik, tamlık
    Örnek: Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
  6. Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
  7. Eksiksiz, tüm.
  8. (en) Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
  9. (en) Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
  10. (en) Whole.

birbirine (nedir)

  1. (en) One another

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)