Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > konak nedir, konak ne demek (konak nnd)

konak nedir, konak ne demek?

konak

  1. Büyük ve gösterişli ev
    Örnek: İstirahat için İstanbul'a gelmiş, bu konağı alıp yerleşmişti. Ö. Seyfettin
  2. Hükûmet işlerinin görüldüğü yapı.
  3. Misafir.
  4. Konakçı.
  5. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol.
  6. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.
  7. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası.
  8. Gözde oluşan ince tabaka.
  9. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma.
  10. Bk.Konakçı.
  11. Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı hücre veya organizma.
  12. Enfekte olmuş canlı.
  13. Konuk, misafir.
  14. Konuk olunan yer.
  15. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı.
  16. (en) Residence.
  17. (en) Residency.
  18. (en) Halting place.
  19. (en) Court.
  20. (en) Dandriff.
  21. (en) Dandruff.
  22. (en) Hall.
  23. (en) Mansion.
  24. (en) Road house.
  25. (en) Scurf.
  26. (en) Villa.
  27. (en) Quarter.
  28. (en) Stage.
  29. (en) Government house.
  30. (en) Day's journey.
  31. (en) Host.
  32. (en) Large and imposing house.
  33. (en) Shopping place.
  34. (en) Place to spend the night.
  35. (en) Halting- place.
  36. (en) Mansion house.
  37. (fr) Hôte

konakçı (nedir ne demek)

  1. Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse.
  2. Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay.
  3. Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konuk.
  4. Sefere çıkan askerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay.
  5. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, sonkonakçı.
  6. Konak.
  7. (en) Host.
  8. (al) Wirt
  9. (fr) Hôte
  10. (la) Hospes

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

gösterişli (nedir ne demek)

  1. Görkemli.
  2. (en) Florid.
  3. (en) Gaudy.
  4. (en) Grandiose.
  5. (en) Pretentious.
  6. (en) Rakish.
  7. (en) Sporty.
  8. (en) Of striking appearance.
  9. (en) Brilliant.
  10. (en) Deluxe.
  11. (en) Gallant.
  12. (en) Showy.
  13. (en) Thoroughbred.
  14. (en) Ostentatious.
  15. (en) Flashy.
  16. (en) Spectacular.
  17. (en) Bombastic.
  18. (en) Artsy.
  19. (en) Arty.
  20. (en) Arty-Crafty.
  21. (en) Baronial.
  22. (en) Dashing.
  23. (en) Declamatory.
  24. (en) Dressy.
  25. (en) Flamboyant.
  26. (en) Flash.
  27. (en) Flatulent.
  28. (en) Flossy.
  29. (en) Garish.
  30. (en) Gingerbread.
  31. (en) Glossy.
  32. (en) Meretricious.
  33. (en) Nobby.
  34. (en) Polished.
  35. (en) Posh.
  36. (en) Sleek.
  37. (en) Smart.
  38. (en) Swanky.
  39. (en) Swish.
  40. (en) İmposing.
  41. (en) Poshy.
  42. (en) Lush.
  43. (en) Magnificent.
  44. (en) Mouth- filling.
  45. (en) Ornate.
  46. (en) Portly.
  47. (en) Splendiferous.
  48. (en) Stilted.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010