Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > komandite ortak nedir, komandite ortak ne demek (komandite ortak nnd)

komandite ortak nedir, komandite ortak ne demek?

komandite ortak

  1. Bk. komandite

komandite (nedir ne demek)

  1. Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak.
  2. Komandit şirkette, sorumluluğu sınırsız olan ortak.
  3. (en) Acting partner, unlimited partners.

ortak (nedir ne demek)

  1. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar
    Örnek: Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner
  2. Kuma
  3. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek
    Örnek: Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. N. Cumalı
  4. Birortaklığa katılan kişi. '
  5. Arkadaş.
  6. Kardeş.
  7. (en) Partner, associate.
  8. (en) Agreed.
  9. (en) Common.
  10. (en) Collective.
  11. (en) Joint.
  12. (en) Conjunct.
  13. (en) Consociate.
  14. (en) Fellow.
  15. (en) İdentic.
  16. (en) Mutual.
  17. (en) Sympathetic.
  18. (en) Partner.
  19. (en) Associate.
  20. (en) Shareholder.
  21. (en) Collaborator.
  22. (en) Cooperator.
  23. (en) Copartner.
  24. (en) Dormant partner.
  25. (en) Mate.
  26. (en) Pard.
  27. (en) Party.
  28. (en) Privy.
  29. (en) Sidekick.
  30. (en) Communal.
  31. (en) Concerted.
  32. (en) Corporate.
  33. (en) Unanimous.
  34. (en) Universal.
  35. (en) Shared.
  36. (en) Accomplice.
  37. (en) İn common.
  38. (en) Any wife in a polygamus household.
  39. (en) Hold in common.
  40. (en) Fellow wife (in a polygamous household.
  41. (en) Associated.
  42. (en) Companion.
  43. (en) Conjoint.
  44. (en) Fellow partner.
  45. (en) İnterested partner.
  46. (en) Joint partner.
  47. (en) Kiss- and-tell.
  48. (en) Law partner.
  49. (fr) Associé

komandit (nedir ne demek)

  1. Bir komandit şirket sermayesinin bir veya birçok ortak tarafından sağlanan bölümü.
  2. (en) Limited partnership.
  3. (en) Commandite.

sınırsız (nedir ne demek)

  1. Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz.
  2. Pek çok, sonsuz
    Örnek: Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde. A. Haşim
  3. (en) Blanket.
  4. (en) Bottomless.
  5. (en) Broad.
  6. (en) Cosmic.
  7. (en) Cosmopolitan.
  8. (en) Lacking a boundary.
  9. (en) Broad / adj.
  10. (en) İndeterminate.
  11. (en) Unlimited.
  12. (en) Unrestricted.
  13. (en) Unbounded.
  14. (en) Limitless.
  15. (en) Borderless.
  16. (en) Boundless.
  17. (en) İmmeasurable.
  18. (en) Measureless.
  19. (en) Absolute.
  20. (en) İllimitable.
  21. (en) İnfinite.
  22. (en) Plenary.
  23. (en) Shoreless.
  24. (en) Without stint.
  25. (en) Unconfined.
  26. (en) Unstinted.
  27. (en) İndefinite.
  28. (en) Unqualified.
  29. (en) Unreserved.
  30. (en) Without limits.
  31. (en) Unmeasured.
  32. (en) Unstinting.
  33. (en) Untold.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013