|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
kokak
-
Kötü, pis kokan
Örnek:
Üstleri yosunlu, içleri böcekli bu durgun, kokak sular insandaki içmek isteğini kesiyor. R. H. Karay
-
Stinking, smelly.
-
İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, fena, iyi karşıtı.
-
Zararlı, tehlikeli.
-
Korku, endişe veren
Örnek:
Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk. R. E. Ünaydın
-
Hoşa gitmeyen.
-
Kaba ve kırıcı
-
Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
-
İyi, gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse).
-
İstenilmeyen, gereksiz davranışları olan veya bu davranışlara eğilimli olan (kimse).
-
İyinin karşıtı olan. 1- Değersiz bulmanın, kınamanın, ayıplamanın konusu olan her şey; istencin yasaya uygun bir biçimde karşı gelmeye ve elinden geldiğince değiştirmeye hakkı olduğu her şey. 2- Ahlâk değerlerine ve törel istence karşı olan her şey. Bu anlamda: a. Düzen bozucu ve yıkıcı olarak beliren şeyler, b. Olumsuzluk ve yadsıma ilkesi olarak beliren şeyler.
-
Bad. ill. evil. wicked. horrible. black. chintzy. dark. devilish. dread. dreadfull. feeble. fierce. grotty. harmful. haunted. hedge. hellish. horrid. indifferent. iniquitous. lousy. malign. miscreant. nasty. nefarious. obnoxious. off. offensive. poor.
-
Amiss. bad. beastly. bitter. black. corrupt. deep. dissolute. dreadful. evil. evildoer. fatal. foul. hopeless. ill. iniquitous. miserable. nasty. nice. obnoxious. off. offensive. pernicious. poisonous. poor. reprobate. rotten. seamy. sinful. sinister. ugly. unfavourable. unwell. wicked. worthless. wretched. wrong.
-
Bad. evil. wicked. poor in quality. deleterious. disgusting. egregious. foul. graceless. grotty. hard. horrid. ill. iniquitous. lousy. maleficent. malign. malignant. manky. naughty. nefarious. pernicious. satanic. shady. squalid. unholy. unsavory. venomou.
-
Evil, wrong
-
mal
pis(nedir ne demek)
-
Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves.
-
Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan.
-
Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı
Örnek:
Şu pis dünyanın acılarında bile öyle bir tat var ki, her şeye razıyım. R. N. Güntekin
-
Çirkin, sevimsiz olan
Örnek:
Demin o pis, ukala suratıyla sırıta sırıta yanıma yaklaştı. R. N. Güntekin
-
Dinleyenleri utandıracak durumda olan (söz).
-
İçinden çıkılması çok güç, karışık.
-
Dirty. filthy. messy. foul. obscene. augean. black. dingy. dungy. effing. frowzy. goatish. grimy. grubby. impure. mangy. miasmal. miasmatic. miry. mucky. nasty. obnoxious. offensive. scruffy. scummy. slimy. sluttish. sordid. squalid. unclean. unclean.
-
Dirty. filthy. foul. grotty. grubby. impure. messy. nasty. obnoxious. offensive. repugnant. scrubby. scruff. scruffy. slovenly. sordid. squalid. unclean. disgusting. obscene.
-
Dirty. filthy. foul. vile. corrupt. cursed. grotty. grubby. impure. insanitary. messy. mucky. piggish. shitty. slimy. sordid. unclean. unwashed. venomous. verminous.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|