knockdown ne demek?
- ), (i.) yere serici (darbe), mat edici
- Portatif, taşınmak için sökülür kurulur (eşya)
- Yere serme
- Portatif eşya.
- Devirme, ucuz mal, portatif eşya
knockdown to smb
- Tanıştırmak
knock
- Sertçe eleştirmek
- Vurmak, çarpmak
- Tokuşmak
- At veya on ile çalmak, vurmak (kapı)
- Devirmek, teklemek
- Çarpışmak
- ABD, argo kusur bulmak, tenkit etmek, titizlik etmek
- Vurma, vuruş, darbe
- Kapı çalınması
- Kapıyı çalmak
