|
knockabout
-
(s.), (i.) her işe gelir; kaba ve dayanıklı (eşya); (i.), (den.) iki yelkenli hafif yat.
-
S. gürültülü, kaba ve dayanıklı, sapasağlam
-
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
Örnek:
Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
-
Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
-
1. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. 2. Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
-
îrâd.
-
Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
-
Box office, box office (takings, receipt), take
-
Income. revenue. revenues. earnings. takings. drawings. gainings. proceeds. yield.
-
Emolument. income. means. return. revenue. takings. yield. receits. rent.
-
Revenue. income. proceeds. earnings. expenditure for taxes on income , earnings and property. gains. gainings. incoming profit. takings.
-
Income
-
Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen
-
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
Örnek:
Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. Ö. Seyfettin
-
Taneleri iri.
-
Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
Örnek:
Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. R. H. Karay
-
Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
Örnek:
Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. H. R. Gürpınar
-
Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
-
Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
Örnek:
Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. O. C. Kaygılı
-
Doric
-
Rough. coarse. vulgar. crude. boorish. unmannerly. rude. harsh. common. puffy. abrupt. backwoods. barbarian. barbarous. base. bearish. brusque. brutal. brutish. churlish. clodhopping. coarse-grained. crass. discourteous. disobliging. disrespectful. f.
-
Abrasive. abrupt. audacious. barbarous. bestial. blatant. blunt. bold. brutish. bumptious. churlish. coarse. common. crass. crude. disrespectful. filthy. graceless. gross. gruff. harsh. horrid. ignorant. impertinent. impolite. indecent. indelicate. inelegant. inhumane. insolent. mean. off. offhand. provincial. raucous. ribald. rotten. rough. roughly. rowdy. rude. rugged. rustic. scurrilous. shirty. snooty. unceremonious. ungainly. ungracious. unkind. unpleasant. vulgar. brusque. not well finished.
-
Coarse. common. crude. impolite. rough. vulgar. boorish. puffy. puffed up. gross. unbleached. unpolished. rough-and-ready. stout. low. ragged. uneven. inflated. stiff. thick. abrupt. artless. barbarian. barbaric. bestial. billingsgate. blatant. broad / ad.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|