Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > knockabout nedir, knockabout ne demek, knockabout türkçesi, türkçe anlamı (knockabout nnd)

knockabout nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








knockabout

  1. (s.), (i.) her işe gelir; kaba ve dayanıklı (eşya); (i.), (den.) iki yelkenli hafif yat.
  2. S. gürültülü, kaba ve dayanıklı, sapasağlam

gelir (nedir)

  1. Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
    Örnek: Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
  2. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
  3. 1. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. 2. Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
  4. îrâd.
  5. Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
  6. (en) Box office, box office (takings, receipt), take
  7. (en) Income. revenue. revenues. earnings. takings. drawings. gainings. proceeds. yield.
  8. (en) Emolument. income. means. return. revenue. takings. yield. receits. rent.
  9. (en) Revenue. income. proceeds. earnings. expenditure for taxes on income , earnings and property. gains. gainings. incoming profit. takings.
  10. (en) Income
  11. (al) Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen

kaba (nedir)

  1. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
    Örnek: Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Taneleri iri.
  3. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
    Örnek: Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. R. H. Karay
  4. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
    Örnek: Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. H. R. Gürpınar
  5. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
  6. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
    Örnek: Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. O. C. Kaygılı
  7. (en) Doric
  8. (en) Rough. coarse. vulgar. crude. boorish. unmannerly. rude. harsh. common. puffy. abrupt. backwoods. barbarian. barbarous. base. bearish. brusque. brutal. brutish. churlish. clodhopping. coarse-grained. crass. discourteous. disobliging. disrespectful. f.
  9. (en) Abrasive. abrupt. audacious. barbarous. bestial. blatant. blunt. bold. brutish. bumptious. churlish. coarse. common. crass. crude. disrespectful. filthy. graceless. gross. gruff. harsh. horrid. ignorant. impertinent. impolite. indecent. indelicate. inelegant. inhumane. insolent. mean. off. offhand. provincial. raucous. ribald. rotten. rough. roughly. rowdy. rude. rugged. rustic. scurrilous. shirty. snooty. unceremonious. ungainly. ungracious. unkind. unpleasant. vulgar. brusque. not well finished.
  10. (en) Coarse. common. crude. impolite. rough. vulgar. boorish. puffy. puffed up. gross. unbleached. unpolished. rough-and-ready. stout. low. ragged. uneven. inflated. stiff. thick. abrupt. artless. barbarian. barbaric. bestial. billingsgate. blatant. broad / ad.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)