|
knock about
-
Kaba davranmak, sert davranmak, hırpalamak, dövmek, çıkmak, gezmek, göze çarpmamak
-
), (i.) vurmak, çarpmak
-
tokuşmak
-
At veya on ile çalmak, vurmak (kapı)
-
Vurmak (benzin)
-
çarpışmak
-
Abd, argo kusur bulmak, tenkit etmek, titizlik etmek
-
Vurma, vuruş, darbe
-
Kapı çalınması
-
Çalmak, vurmak, çarpmak, kapıyı çalmak, sertçe eleştirmek, devirmek, teklemek
-
Aşağı yukarı, takriben, kadar
-
Her tarafta
-
Etrafa, etrafına
-
Ötede beride, şurada burada
-
Aksi yöne, obur tarafa
-
Sıra ile about half a kilo yarım kilo kadar about 7 o'clock saat yedi sularında Iook about etrafına bakınmak order one about iş yüklemek put the ship about gemiyi aksi yöne çevirmek, tiramola etmek Turn about is fair play Tam karşılığını yapmak hak icabıdır.
-
Edat -(e) dair, hakkında
-
Çevresine, etrafında
-
Yakında, civarında, havalisinde
-
Ötesinde berisinde, her yerinde
-
İle meşgul
-
İçin About facel , emir Geriye don I about to come gelmek üzere beat about the bush bin dereden su getirmek about-face geriye dönüş
-
Etrafına, aksi yöne, takriben, yaklaşık, hemen hemen, aşağı yukarı
-
Give smb. gyp
-
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
Örnek:
Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. Ö. Seyfettin
-
Taneleri iri.
-
Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
Örnek:
Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. R. H. Karay
-
Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
Örnek:
Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. H. R. Gürpınar
-
Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
-
Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
Örnek:
Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. O. C. Kaygılı
-
Rough. coarse. vulgar. crude. boorish. unmannerly. rude. harsh. common. puffy. abrupt. backwoods. barbarian. barbarous. base. bearish. brusque. brutal. brutish. churlish. clodhopping. coarse-grained. crass. discourteous. disobliging. disrespectful. f.
-
Abrasive. abrupt. audacious. barbarous. bestial. blatant. blunt. bold. brutish. bumptious. churlish. coarse. common. crass. crude. disrespectful. filthy. graceless. gross. gruff. harsh. horrid. ignorant. impertinent. impolite. indecent. indelicate. inelegant. inhumane. insolent. mean. off. offhand. provincial. raucous. ribald. rotten. rough. roughly. rowdy. rude. rugged. rustic. scurrilous. shirty. snooty. unceremonious. ungainly. ungracious. unkind. unpleasant. vulgar. brusque. not well finished.
-
Coarse. common. crude. impolite. rough. vulgar. boorish. puffy. puffed up. gross. unbleached. unpolished. rough-and-ready. stout. low. ragged. uneven. inflated. stiff. thick. abrupt. artless. barbarian. barbaric. bestial. billingsgate. blatant. broad / ad.
-
Doric
davranmak(nedir ne demek)
-
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
Örnek:
Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor. T. Buğra
-
Bir şeye el atmak, girişmek
Örnek:
Polisi görünce kaçmaya davrandılar. H. Taner
-
Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
Örnek:
Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı. R. H. Karay
-
Behave. act. treat. conduct oneself. proceed. bear oneself. comport oneself. cut up. demean oneself. deport oneself. do by. do to. use.
-
Behave. act. treat. conduct oneself. proceed. bear oneself. comport oneself. cut up. demean oneself. deport oneself. do by. do to. use. conduct. do.
-
To act. to behave. to treat. to behave toward. to get ready for action. comport. conduct. deal. spurt. use. walk.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|