Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > knee nedir ne demek, kneenin anlamı

knee nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

knee

  1. (f.) diz ile vurmak.
  2. (i.) diz; dize benzer veya diz şeklinde şey; elbisenin diz üzerine gelen kısmı, diz yeri; hürmet veya selâm makamında diz bükme. knee breeches kısa pantolon. knee jerk diz adalesine vurulunca meydana gelen geri atma hareketi. knee joint diz mafsalı. bring one to his knees yola getirmek, boyun eğdirmek, diz çöktürmek. be on the knee of the gods daha belli olmamak, Allaha kalmak. kneed (s.) dizli; dizi bollaşmış, diz yapmış (pantolon).
  3. F. diz ile vurmak

diz (nedir)

  1. Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
    Örnek: Köşeye yaslanmış, bir dizini altına almış, öteki dizini dikmiş, kolunu da uzatmış, anlatıyordu. M. Ş. Esendal
  2. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.
  3. Diz kapağı kemiğini kapsayan, tibya ile femur arasında kalan bölge.
  4. diz ne demek (en) Stifle (sadece ingilizce sonuçlar)
  5. diz ne demek (en) Knee.
  6. diz ne demek (en) Knee
  7. diz ne demek (fr) Genou

vurmak (nedir)

  1. Etkisi bir yere kadar uzanmak, sokulmak, girmek, duyulmak, yansımak, aksetmek
    Örnek: Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. R. H. Karay
  2. Ses çıkarmak için, bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
    Örnek: Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. R. H. Karay
  3. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak.
  4. Hızla değmek, çarpmak.
  5. Sürmek.
  6. Takmak, koymak
    Örnek: Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler! Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Bağlama, ilişkilendirmek
    Örnek: Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar. R. H. Karay
  8. Olduğundan başka biçimde görünmek.
  9. vurmak ne demek (en) Bat
  10. vurmak ne demek (en) Bang. beat. bruise. bust. catapult. catch. clap. clip. clout. dash. deal. gun. hit. impinge. inflict. kayo. knock. land. lay out. lay to. lodge. mall. nail. pack. plant. plonk. plug. plunk. pound. pummel. punch. ram. shoot. shoot off. slog. smash. so.
  11. vurmak ne demek (en) Bang. beat. birch. buffet. bump. catch. clip. clout. crack. dash. deal. drive. fell. flap. get. hit. knock. pound. slap. smite. strike. to hit. to strike. to bash. to dash. to bump. to knock. to bang. to slap. to clip. to clout. to deal sb/sth a blow. to shoot. to shoot dead. to wound. to be reflected. to feign. to pretend to be. to fake. to hurt deeply. to make ill. to put (on one's. to hit and kill. shoot dead. to apply.
  12. vurmak ne demek (en) To hit. to strike. to knock on. to tap on. to shoot. to stab. to kill. to hit. to hunt. to strike. to pinch. to chafe / to blister one's foot. to blight a crop. to slam. to slap. to blow. to lash. to dash. to splash. to sh.
  13. vurmak ne demek (en) Putt
  14. vurmak ne demek (en) Beat down
  15. vurmak ne demek (en) Grass
  16. vurmak ne demek (en) Pip
  17. vurmak ne demek (en) Percuss
  18. vurmak ne demek (en) Chime


BİS
Başında, içinde, sonunda "knee" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.009
Bunları kaçırmayın!