Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kilit taşı nedir, kilit taşı ne demek (kilit taşı nnd)

kilit taşı nedir, kilit taşı ne demek?

kilit taşı

  1. Anahtar taşı.
  2. Göstericinin optik ekseni, görünçlüğün özeğinden aşağıda ya da yukarıda bulunduğu vakit, görüntü çerçevesinin aldığı biçim.
  3. (en) Keystone.
  4. (en) Pivot.
  5. (al) Schlussstein
  6. (fr) Clef de voûte

kilit (nedir ne demek)

  1. Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti
    Örnek: Sonunda kapının kilidi göz yaşlarıma dayanamadı. Y. Z. Ortaç
  2. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka.
  3. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
  4. Mobilya ve yapıda hareketli elemanları kapamaya yarayan madensel gereç.
  5. Bk. kilit
  6. (en) Lock.
  7. (en) Fastener.
  8. (en) Padlock.
  9. (en) Shackle.
  10. (en) Clevis.
  11. (en) Linchpin.
  12. (en) Combination.
  13. (en) Talon.
  14. (al) Schloss
  15. (fr) Serrure

taşı (nedir ne demek)

  1. (en) Bowl, vessel.

taş (nedir ne demek)

  1. Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde.
  2. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş.
  3. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
    Örnek: Ertesi günü kaldırıp Karacaahmet'e gömdüler, bir taş diken olmadı. M. Ş. Esendal
  4. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
  5. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher.
  6. Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
  7. Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
  8. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça.
  9. Bkz. kayaç.
  10. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde.
  11. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası.
  12. (en) Piece.
  13. (en) Stone.
  14. (en) Lapidary.
  15. (en) Rock.
  16. (en) Flint.
  17. (en) Allusion.
  18. (en) Concretion.
  19. (en) Gibe.
  20. (en) İnnuendo.
  21. (en) Jeer.
  22. (en) Jibe.
  23. (en) Masonry.
  24. (en) Scale.
  25. (en) Playing piece.
  26. (en) Barbed allusion.
  27. (en) Calculus.
  28. (en) Made of stone.
  29. (fr) Pierre

anahtar taşı (nedir ne demek)

  1. Kemerlerin en üstündeki taş, kilit taşı.
  2. (en) Key stone.

anahtar (nedir ne demek)

  1. Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
  2. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
  3. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
  4. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
  5. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
  6. Vesile, araç, vasıta
    Örnek: Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
  7. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
  8. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
  9. Manyetikleri farklı bileşimlerde çalıştırmayı sağlayan devre anahtarı.
  10. Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
  11. Bk. açkı
  12. Kilidi açıp kapayan madensel araç.
  13. Bk. anahtar
  14. (en) Tuner.
  15. (en) Clef.
  16. (en) Electric switch.
  17. (en) Spanner.
  18. (en) Chatelaine.
  19. (en) Cipher.
  20. (en) Clew.
  21. (en) Clue.
  22. (en) Cotter.
  23. (en) Code.
  24. (en) Wrench.
  25. (en) Key.
  26. (en) Switch.
  27. (en) Cock.
  28. (al) Abstimmskala, Abstimmvariometer
  29. (al) Schlüssel
  30. (fr) Commutateur
  31. (fr) Clef, clé

gösterici (nedir ne demek)

  1. Gösteri yapan kimse, nümayişçi.
  2. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.
  3. Sayısal veriden elde edilen içeriği göstermek amacıyla kullanılan programlar.
  4. Filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Birgöstericinin başlıca bölümleri şunlardır:göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü);gösterici ışıtacı (ışık kaynağı);gösterici merceği).
  5. (en) Projector, film projector, motion picture projector, cinematograph.
  6. (en) İndicative.
  7. (en) Projector.
  8. (en) İndicator.
  9. (en) Projector projektör.
  10. (en) Rioter.
  11. (en) Demonstrator.
  12. (al) Projektor, Projektionsapparat, Vorführapparat, Vorführgerät, Filmvorführapparat, Projektionsgerät, Bildwerfer, Bildwurf-Apparat, Kinomaschine, Filmprojektor
  13. (fr) Appareil de projection (cinématographique, de films), projecteur (cinématographique, de cinéma)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012