|
kesmek
-
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak.
-
Dibinden ayırmak.
-
Düzgün parçalara ayırmak.
-
Kesici bir araçla yaralamak
Örnek:
Nasıl sol elimle sağ elimi kesip biçeceğim? R. N. Güntekin
-
Ucunu almak.
-
Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak.
-
Son vermek, gidermek.
-
Ara vermek
-
Cut. break. clip. cease. stop. discontinue. interrupt. disconnect. intersect. abandon. butcher. carve. chop. chop off. close. close down. crop. cut back. cut off. cut out. deaden. dock. drop. dry up. excise. fair. fell. gash. give over. hack. hew. ki.
-
Arrest. butt. carve. cease. clip. curdle. cut. discontinue. dock. drop. excise. hew. interrupt. leer. lop. ogle. sever. shave. slash. spin. to cut. to chop. to hew. to clip. to cut sth off. to cut sth down. to cut down. to dock. to sever. to stop. to cease. to discontinue. to disconnect. to cut off. to turn sth out. to turn sth off. to block. to shut up. to cut sth ou.
-
Break. interrupt. truncate. cut off. cut. to cut. to cut in two. to cut off. to cut down. to cut up. to slice. to wound by cutting. to slaugther. to interrupt. to stop. to turn off. to stop the flow of. to coin. to issue.
-
truncate
-
Nick oneself
-
blunt
-
Stanch, staunch
-
bate
-
chaff
-
pare
-
slit
-
break
-
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç.
-
Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
-
Jilet.
-
Herhangi bir materyali el yardımıyla kesmek maksadıyla üretilmiş sap ve metal namludan oluşan namlu ağzı düz veya tırtıllı olan ateşsiz silah.
-
Knife. chive.
-
Canteen. guillotine. knife.
-
Knife. couvert. cutlery. dagger.
makas(nedir ne demek)
-
Ters çevrilmiş, baş aşağı getirilmiş.
-
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı
Örnek:
Her iki eliyle kullanırdı makasıyla tarağını. N. Cumalı
-
Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet.
-
Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
-
Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay.
-
Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi.
-
Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı.
-
Çalma, kırpma.
-
Dirsek.
-
Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı.
-
Bk. çokkatlı yaprak yay
-
Scissors. a pair of scissors.
-
Scissors. spring. truss. clippers. clipper. shears. points. switches.
-
Scissors. truss. shears. switch. spring a pinch on one's cheek. roof truss. crosstie. turnout shears. cropper. trimmer. point. bent. roofing. trussing.
-
Pincers, chela, claw
-
Points, switch
-
bracket
-
Sıfat, eskimiş (ma:kû:s) Arapça ma¤k°s
-
Pince, chela
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|