|
kendine özgü
-
Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.
-
Distinctive, specific, typical
-
Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede veya şeyde bulunan, has, mahsus
Örnek:
Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı. H. Taner
-
Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin.
-
Peculiar to. particular. special to. appropriate. endemic. incidental. indigenous.
-
Particular. peculiar. proper. special.
-
Peculiar to. unique to. special to. peculiar. proper. special. specific.
-
characteristic
-
caractéristique
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
olan(nedir ne demek)
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|