|
kendinden çok emin
-
Overconfident, self assertive, cocky, cocksure, presuming, presumptuous
-
Kendi aklından, kendi kendine
Örnek:
Biliyor da mı söylüyor, yoksa kendinden mi uyduruyor? M. Ş. Esendal
-
[kendi] n. self
-
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Örnek:
Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
-
Aşırı bir biçimde
Örnek:
Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
-
Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.
-
Güvenli
Örnek:
Gizli kitapları ve notları yok etmemiş yahut daha emin bir yere kaldırmamıştım. R. N. Güntekin
-
Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz
Örnek:
Dağlar hiçbir zaman emin değildir. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Şüphesi olmayan
Örnek:
Pek büyük bir serveti olduğundan emin idiler. H. Z. Uşaklıgil
-
Osmanlı imparatorluğunda bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi.
-
İnanılır, güvenilir.
-
Sakıncasız, tehlikesiz.
-
Kuşkusu olmayan.
-
Sure. confident. certain. positive. safe. secure. trustworthy. reliable. proof. assured. in the bag. clear. cocksure. confidential. deliberate. firm. good. responsible. sound. stanch. staunch. trusty. unfaltering. bailee. fiduciary.
-
Certain. clear. positive. responsible. safe. secure. sound. sure. trusty. reliable.
-
Certain. safe. secure. sure. strong. firm. free from doubt. trustworthy. trustable. to be in the bag. confident. fiduciary. staunch. trusty. unerring.
-
Kendine fazla güvenen.
-
Kendine aşırı güvenen, kendinden çok emin, kendine çok güvenen
self
(nedir ne demek)
-
Kendi, kendinden, kendini
-
Öz, özün
-
otomatik.
-
Kendi, öz, kişi, kişilik, karakter, çıkar, şahsi çıkar, bencillik
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|