Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kemikli balıklar nedir, kemikli balıklar ne demek, kemikli balıkların anlamı, ingilizcesi (kemikli balıklar nnd)

kemikli balıklar nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kemikli balıklar

  1. Balıklar sınıfından, iskeletleri kıkırdak durumunda kalmayıp kemikleşmiş olan balıklar takımı.
  2. (Yun. teleos: tükel; oston: kemik) Balıkların (Pisces), tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfından, iskeletleri tüm olarak kemikleşmiş, ktenoyit ya da sikloyit tipte pulları olan, bazen kemik plâklarla örtülü, her iki yanlarında dörder solungaç bulunan, kuyruk yüzgeçleri homoserk olan bir takım.
  3. İskeletleri az çok kemikleşmiş, vücutlarında daima deriye gömülü olarak kozmoyit, sikloyit, ktenoyit veya ganoyit pullar bulunan, hem çift hem de tek yüzgeçlere sahip bir sınıf.Lat.: Osteichthyes
  4. (en) Bony fishes
  5. (al) Knochenfische
  6. (fr) téléostéens
  7. (la) Teleostei

kemikli (nedir ne demek)

  1. Kemiği olan veya çok kemiği olan.
  2. Kemikleri iyi gelişmiş.
  3. Çok zayıf, sıska
    Örnek: Uzun ve kemikli yüzler sanki keder için yaratılmış. R. H. Karay
  4. (en) bony.
  5. (en) Bony. having bones. large boned. craggy. osseous.

kemik (nedir ne demek)

  1. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
    Örnek: Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı. P. Safa
  2. Bu sert organdan yapılmış.
  3. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsikemik ve sertkemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi.
  4. Omurgalı hayvanların iskeletini meydana getiren madde.İng.: bone Fr.: os Alm.: Knochen (II)
  5. (en) Bone. osseous. osteoid. bone. osteo-.
  6. (en) bone.
  7. (en) bone
  8. (fr) os

balıklar (nedir ne demek)

  1. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf.
  2. (en) fishes
  3. (fr) poissons
  4. (la) Pisces, piscis: balık

balık (nedir ne demek)

  1. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.
  2. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan burcun adı.
  3. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar.İng.: fish
  4. (en) Fish. finny. piscine. fish. ichthyo-.
  5. (en) Curry. fish.
  6. (en) Fish. hack. pate.

iskelet (nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih.
  2. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü.
  3. Bir şeyi oluşturan temel çatı
    Örnek: Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi. F. R. Atay
  4. Bir eserin genel planı.
  5. Çok zayıf.
  6. Kuru, çıplak
    Örnek: Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik. Ö. Seyfettin
  7. Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü; omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı.
  8. Bk. çatı
  9. Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı.İng.: skeleton
  10. (en) Skeletal. skeleton. bones. atomy. framework. outline. carcase. carcass. frame.
  11. (en) Fabric. frame. framework. skeleton. weed.
  12. (en) Framework. skeleton. structural frame. bone. cage. chassis. framing.
  13. (en) skeleton
  14. (fr) squelette

kıkırdak(nedir ne demek)

  1. Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu.
  2. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.
  3. Hiyalin, elastik ve fibröz olmak üzere üç tipi bulunan ve hücreler arası maddesi çok sert olan özelleşmiş destek dokusu türü, kartilago, kondros.
  4. Kesif bağ dokusu liflerinden oluşan esnek kıvamda madde, kartilaj.İng.: cartilage
  5. (en) Cartilage. gristle.
  6. (en) Cartilage. gristle. crackling.
  7. (en) Textus cartilagineus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük