|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
kırılma
-
Kırılmak işi.
-
Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.
-
Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışının doğrultusunu değiştirmesi.
-
İng.: refraction
-
Işının, yoğunlukları değişik iki ortamın birinden ötekine geçerken doğrultusunu değiştirmesi olgusu.
-
Bir ışının, saydam bir ortamdan öbürüne eğik olarak geçerken doğrultusunun değişmesi.
-
Belirli bir ışınımın, optik bakımdan bağdaşık olmayan bir ortamda yayılma hızı değişimleriyle ya da bir ortamdan başka bir ortama geçmeyle yayılma doğrultusunu değiştirmesi. Alm.: Brechung (Refraktion)
-
Işık demetinin yönünün, içine girdiği ortam tarafından değiştirilmesi.İng.: refraction Fr.: r
-
refraction
-
Refracting. refractive. breaking. breakage. break. fracture. offence. offense. refraction. rupture. smash. split.
-
Break. breakage. clip. fracture. refraction. rupture. smash. breaking.
-
Breaking. break. refraction. hurt. offense. coquettish gestures. displeasure. pinch. rupture.
-
Refraktion, Brechung
-
Brechung (Refraktion)
-
réfraction
-
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak.
-
Bükülerek kat yeri oluşturmak.
-
Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek.
-
Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek.
-
Kırgınlık duymak
Örnek:
Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor. S. F. Abasıyanık
-
Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
-
Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak
-
Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak.
-
Be offended. be broken. break. fracture. go to pieces. offend. be hurt. break off. chip. crash. crush. explode. be piqued at. rive. shatter. sink. snap.
-
Break. fracture. resent. shatter. smart. smash. snap. yield.
-
To be broken. to be hurt. to be offended by sb. to be refracted. to die. to perish. to take sth amiss. crack. to be discounted. fall to pieces. fracture. shatter. shiver.
iş(nedir ne demek)
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
İng.: job
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
profession.
-
job
-
work.
-
Business, activity.
-
work
-
Arbeit
-
travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|