Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kelime bilimi nedir, kelime bilimi ne demek, kelime bilimiin anlamı, ingilizcesi (kelime bilimi nnd)

kelime bilimi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kelime bilimi

  1. Bir dilin kelime varlığını şekil bilgisi, cümle bilgisi, anlam bilgisi açısından ele alarak türetmede görev alan birimlerini, birleşik kelimelerini, kalıplaşmış şekillerini, deyimlerini, atasözlerini, alıntı kelime vb. ögelerini inceleyen, bunların köken yapılarını araştıran, şekil ve anlam bilimi açısından geçirdikleri değişme ve gelişmeleri belirleyen dil bilimi dalı.
  2. (en) lexicology
  3. (fr) lexicologie

kelime (nedir ne demek)

  1. Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük
    Örnek: Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır. O. V. Kanık
  2. (en) Wordy. word. vocable.
  3. (en) Word. vocable.

bilim (nedir ne demek)

  1. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
    Örnek: Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır. H. E. Adıvar
  2. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
  3. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
  4. 1-Evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi. 2- Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad.
  5. (en) Science. knowledge. learning. scholarship.
  6. (en) Science. learning.
  7. (en) Science. lore.
  8. (en) science

ÅŸekil (nedir ne demek)

  1. Biçim
  2. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim.
  3. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz.
  4. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
    Örnek: Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık. R. N. Güntekin
  5. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi.
  6. Olma biçimi, durum, hâl.
  7. Anlatım biçimi
    Örnek: Ne yapıp yapmış, bu havai konuşmayı röportaj şekline sokmuştu. Y. K. Karaosmanoğlu
  8. Biçim.
  9. Bk. biçim
  10. (en) Form. shape. figure. contour. face. image. modality. mold. mould. semblance. turn. wise. morpho-.
  11. (en) Form. shape. figure. contour. face. image. modality. mold. mould. semblance. turn. wise. morpho-. configuration. line. outline.
  12. (en) Adjective. figure. shape. form. way. kind. sort. variety. condition. state. aspect. formation. frame. picture. mould. modality. structure. king. projection. geometrical. configuration. conformation. contour. cut. diagram. fashion. image. line. make. manne.

bilgi (nedir ne demek)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.
  8. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  9. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  10. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  11. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  12. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  13. (en) information
  14. (en) Knowledge. learning. cognizance. information. info. data. know-how. acquaintance. conveyance. dope. inside dope. gen. gleanings. griff. griffin. intelligence. line. lore. notice. report. savvy. word. instructions.
  15. (en) Data. fact. information. knowledge. learning. lore. report. science. snippet. steer. word.
  16. (en) İnfo. information. knowledge. acquirements. cognizance. data. dope. griff. intelligence. ken. know. know- how. known. known- how. learning. lore. notion. report.
  17. (en) knowledge.
  18. (al) Information
  19. (al) Kenntnis
  20. (fr) information

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük