|
keep
-
Tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak, temelli almak, sürdürmek, devam ettirmek, alıkoymak, bakmak, gözkulak olmak, işletmek, uymak, kalmak, durmak, kutlamak
-
Tutmak, saklamak, hıfzetmek, elde tutmak, muhafaza etmek
-
Yedirip içirmek, ücretle maiyetinde tutmak
-
Metres olarak tutmak
-
Sahibi olmak, işletmek (dükkân)
-
beslemek
-
İdame etmek, sürdürmek, devam ettirmek
-
Himaye etmek
-
Kalmak, durmak, mevkiini muhafaza etmek
-
Surüp gitmek, devam etmek
-
geçim
-
himaye
-
kale
-
Kale zindanı
-
Elde bulundurmak, ele almak
Örnek:
Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin
-
Ele geçirmek, yakalamak
Örnek:
Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin
-
Avlamak
Örnek:
Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay
-
Yanında bulundurmak, alıkoymak.
-
Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
Örnek:
Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. S. F. Abasıyanık
-
Kaplamak
Örnek:
Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. T. Buğra
-
Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
Örnek:
Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. S. F. Abasıyanık
-
Denetimi ve yetkisi altına almak.
-
Hold. hold up. get hold of. seize. catch. keep. take. favor. favour. support. stick to. affect. abide by. add up to. bespeak. bind. book. charter. check. choke. choke back. choke down. choke off. claw hold of. clench. clutch. cog. cohere. come to. co.
-
Anchor. bind. bite. book. bridle. capture. catch. charter. check. contain. curb. detain. dig. grasp. hire. hold. inhibit. keep. repress. restrain. retain. say. seize. stifle. take. to hold. to stop. to detain. to catch. to seize. to keep. to cover. to take. to take up. to occupy. to hold with sth. to agree with. to approve of. to employ. to engage. to keep sb on. to hire. to rent. to make sick. to amount to. to total. to add up to. marke etmek. to retain.
-
Apprehend. hold. to come to. to hold. to catch. to take hold of. to grip. to grab. to hold back. to restrain. to nab. to arrest sb. to capture. to occupy (a position. to detain sb. to keep sb / sth. to maintain sth at a certain level. to take up (so.
-
Play, play on
-
guard
-
remand
-
bate
-
be
-
redeem
-
Total, tot up
-
Var olmasını, hazır bulunmasını sağlamak.
-
Eksik etmemek
Örnek:
Her milletten alıcı için her şey bulundururlar orada. T. Dursun K
-
Keep. keep handy. carry. stock.
-
To provide. to have present. to have in stock.
-
To provide. to have present. to make available. tote.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|