kazançsız ne demek?
- Kazancı olmayan.
Unprofitable.
kazancı
- Kazan yapan, satan veya onaran usta.
- Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.
Maker / repairer / seller of kettles or boilers.
Stoker.
Fireman.
kazanç
- Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.
- Yarar, çıkar, kâr
- Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü.
- Bk. gelir
- Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
- Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı.
- Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir).
Capital.
Increment.
Interest.
kazanç amacı gütmeyen dernek
- Üyelerinin konut gereksinmelerini karşılamak için etkinliklerde bulunan, bir ortaklık gibi kazanç ereği bulunmayan toplumsal amaçlı dernek.
Non-profit company.
Société sans but lucratif
