Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kazanç vergisi nedir, kazanç vergisi ne demek (kazanç vergisi nnd)

kazanç vergisi nedir, kazanç vergisi ne demek?

kazanç vergisi

  1. Bk. gelir vergisi

gelir vergisi (nedir ne demek)

  1. Kişilerin gelirlerinden, bir oran ölçüsünde devlete ödedikleri dolaysız vergi.
  2. Gerçek kişilerin genellikle bir yıl olmak üzere belirli bir dönemde, elde ettikleri gelirlerin net tutarı üzerinden alınan vergi.
  3. (en) Tax on revenue / income.
  4. (en) İncome tax.

kazanç (nedir ne demek)

  1. Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.
  2. Yarar, çıkar, kâr
    Örnek: Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü.
  4. Bk. gelir
  5. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı.
  6. Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
  7. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir).
  8. (en) Gain.
  9. (en) Winnings.
  10. (en) Profit.
  11. (en) Takings.
  12. (en) Avails.
  13. (en) İncome.
  14. (en) Earnings.
  15. (en) Revenues.
  16. (en) Gainings.
  17. (en) Benefit.
  18. (en) Acquirement.
  19. (en) Acquisition.
  20. (en) Capital.
  21. (en) Convenience.
  22. (en) Credit.
  23. (en) Grist.
  24. (en) İncrement.
  25. (en) Make.
  26. (en) Melon.
  27. (en) Proceeds.
  28. (en) Receipt.
  29. (en) Spoil.
  30. (en) Yield.
  31. (en) Bread.
  32. (en) Emolument.
  33. (en) Good.
  34. (en) Return.
  35. (en) Advantage.
  36. (en) Achievement.
  37. (en) Booty.
  38. (en) Decreasing returns.
  39. (en) Dimes.
  40. (en) Getting.
  41. (en) İnterest.
  42. (en) Plunder.
  43. (al) Verstärkung, Signalverstärkung, Gewinn
  44. (al) Gewinn
  45. (fr) Gain

vergi (nedir ne demek)

  1. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
    Örnek: Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar. B. Felek
  2. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
    Örnek: Ne de olsa sapasağlam bir kır çocuğuydum o sıralar, şehirlilere vergi incelikleri öğrenmemiş, bozulmamıştım. A. İlhan
  3. Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (Örnek olarak Türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "Televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
  4. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
  5. (en) Television licence fee.
  6. (en) Assessment.
  7. (en) Duty.
  8. (en) Excise.
  9. (en) Gabelle.
  10. (en) İmposition.
  11. (en) İmpost.
  12. (en) Scot.
  13. (en) Dues.
  14. (en) Taxation.
  15. (en) Tribute.
  16. (en) Gift.
  17. (en) Talent.
  18. (en) Present.
  19. (en) Contribution.
  20. (en) Levy.
  21. (en) Toll.
  22. (en) Title.
  23. (en) Surtax.
  24. (en) Apanage.
  25. (en) Charge.
  26. (en) Cloud on title.
  27. (en) Tallage.
  28. (al) Fernsehgebühr
  29. (fr) Redevance, tqxe de télévision

gelir (nedir ne demek)

  1. Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
    Örnek: Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
  2. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
  3. Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
  4. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.
  5. Îrâd.
  6. Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
  7. (en) Box office, box office (takings, receipt), take.
  8. (en) Emolument.
  9. (en) Means.
  10. (en) Expenditure for taxes on income , earnings and property.
  11. (en) İncome.
  12. (en) Revenue.
  13. (en) Revenues.
  14. (en) Earnings.
  15. (en) Takings.
  16. (en) Drawings.
  17. (en) Gainings.
  18. (en) Proceeds.
  19. (en) Yield.
  20. (en) Return.
  21. (en) Receits.
  22. (en) Rent.
  23. (en) Gains.
  24. (en) İncoming profit.
  25. (al) Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen

satılan (nedir ne demek)

  1. Mebi’.
  2. (en) Going.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016