|
kayaç
-
Doğada büyük yer tutan, yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, porfir.
-
Yerkabuğunu, katmanlar ya da yığınlar durumunda oluşturan, ayrımlı bileşim ve oluşumdaki katı özdeklerin tümüne verilen genel ad.
-
Conglomerate. rock.
-
Roch
-
Roche
-
İnsan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın hepsi, tabiat
Örnek:
Deniz de pisliği doğa yoluyla temizleyemez oldu. H. Taner
-
Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
-
İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal güzelliklerini koruyan çevre.
-
Evrende meydana gelen olayları denetiminde, egemenliğinde tuttuğuna inanılan soyut güç.
-
1. İnsan etkinliklerinin dışında kendi kendini sürekli yeniden üreten ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan,doğal kaynakları sağlayan ortam. 2. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği her türlü ortam.
-
İçinde canlıların yaşadığı yerküre, çevre. Tabiat.
-
1. Var olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü. 2. Deniz, dağ, ova, orman vb.nin oluşturduğu fiziksel dünya. 3. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.
-
Nature. internal.
-
Nature. internal. character. complexion. disposition. earth. temperament.
-
Nature.
-
Nature
-
Nature
-
Natura:doğa
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
Örnek:
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Örnek:
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
-
Niceliği çok olan
Örnek:
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Örnek:
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Örnek:
Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
-
Önemli
Örnek:
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
-
Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
-
Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
-
Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|