Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kayaç nedir, kayaç ne demek, kayacın anlamı, ingilizcesi (kayaç nnd)

kayaç nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kayaç

  1. Doğada büyük yer tutan, yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, porfir.
  2. Yerkabuğunu, katmanlar ya da yığınlar durumunda oluşturan, ayrımlı bileşim ve oluşumdaki katı özdeklerin tümüne verilen genel ad.
  3. (en) Conglomerate. rock.
  4. (en) Roch
  5. (fr) Roche

doğa (nedir)

  1. İnsan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın hepsi, tabiat
    Örnek: Deniz de pisliği doğa yoluyla temizleyemez oldu. H. Taner
  2. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
  3. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal güzelliklerini koruyan çevre.
  4. Evrende meydana gelen olayları denetiminde, egemenliğinde tuttuğuna inanılan soyut güç.
  5. 1. İnsan etkinliklerinin dışında kendi kendini sürekli yeniden üreten ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan,doğal kaynakları sağlayan ortam. 2. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği her türlü ortam.
  6. İçinde canlıların yaşadığı yerküre, çevre. Tabiat.
  7. 1. Var olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü. 2. Deniz, dağ, ova, orman vb.nin oluşturduğu fiziksel dünya. 3. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.
  8. (en) Nature. internal.
  9. (en) Nature. internal. character. complexion. disposition. earth. temperament.
  10. (en) Nature.
  11. (en) Nature
  12. (fr) Nature
  13. (la) Natura:doğa

büyük (nedir)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  8. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  9. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)