|
katmerli
-
Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği.
-
Katmeri olan, kat kat olan.
-
Çok fazla olan, aşırı
Örnek:
Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum. Y. K. Karaosmanoğlu
-
İn layers. double. multiplex.
-
Between. among. amongst. amid. amidst.
-
Between. among.
-
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
Örnek:
Yağ gelen yerden bal esirgenmez. Atasözü
-
Vazelin, mazot gibi fizik nitelikleriyle yağları andıran ve sanayide kullanılan mineral madde
Örnek:
Yağı tükenmiş motor gibi duraklamış, kalmıştı. E. E. Talu
-
Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde.
-
Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde.
-
Abartılı övgü.
-
Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı.
-
1- Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. 2- Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad.
-
Adipose. fat. grease. oil. slush.
-
Adipose. fat. grease. oil. slush. shortening.
-
Fat. grease. oil. tallow. suet. butter. margarine. oleo. oil. shortening. lubricant.
-
oil
-
Öl
-
huile
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|