Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kasvetli yer nedir, kasvetli yer ne demek (kasvetli yer nnd)

kasvetli yer nedir, kasvetli yer ne demek?

kasvetli yer

  1. (en) Gloom

kasvetli (nedir ne demek)

  1. İç sıkıcı, sıkıntılı
    Örnek: Eski mahalle çok kasvetli, loş bir mahalle idi. O. C. Kaygılı
  2. (en) Gloomy.
  3. (en) Dreary.
  4. (en) Cheerless.
  5. (en) Dismal.
  6. (en) Dark.
  7. (en) Black.
  8. (en) Bleak.
  9. (en) Comfortless.
  10. (en) Doleful.
  11. (en) Drear.
  12. (en) Funereal.
  13. (en) Grave.
  14. (en) Howling.
  15. (en) Lugubrious.
  16. (en) Melancholy.
  17. (en) Mopish.
  18. (en) Muzzy.
  19. (en) Pitchy.
  20. (en) Sable.
  21. (en) Somber.
  22. (en) Sombre.
  23. (en) Sullen.
  24. (en) Tenebrous.
  25. (en) Waste.
  26. (en) Depressive.
  27. (en) Depressing.
  28. (en) Desolate.
  29. (en) Glum.
  30. (en) Close.
  31. (en) Gaunt.
  32. (en) Leaden.
  33. (en) Lonely.
  34. (en) Murky.
  35. (en) Oppressive.
  36. (en) Saturnine.
  37. (en) Severe.
  38. (en) Solitary.
  39. (en) Sombre somber.

kasvet (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, iç sıkıntısı.
  2. Katılık.
  3. (en) Depression.
  4. (en) Gloom.
  5. (en) Gloominess.
  6. (en) Heaviness.
  7. (en) Cheerlessness.
  8. (en) Doldrums.
  9. (en) Dolefulness.
  10. (en) Dreariness.
  11. (en) Murk.
  12. (en) Somberness.
  13. (en) Sombreness.
  14. (en) Sullenness.
  15. (en) Heebie-jeebies.
  16. (en) Desolation.
  17. (en) Dole.
  18. (en) Overcast.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

bölge (nedir ne demek)

  1. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    Örnek: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
  3. Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
  4. Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
  5. (en) Area.
  6. (en) Country.
  7. (en) Latitudes.
  8. (en) Parish.
  9. (en) Place.
  10. (en) Dispensation.
  11. (en) Clime.
  12. (en) Closet.
  13. (en) Denuclearize.
  14. (en) Region, zone.
  15. (en) Zone.
  16. (en) Region.
  17. (en) District.
  18. (en) Division.
  19. (en) Section.
  20. (en) Belt.
  21. (en) Circumscription.
  22. (en) Climate.
  23. (en) Corner.
  24. (en) Department.
  25. (en) Latitude.
  26. (en) Phase.
  27. (en) Precinct.
  28. (en) Quarter.
  29. (en) Sector.
  30. (en) Territory.
  31. (en) Tract.
  32. (en) Ward.
  33. (en) Parts.
  34. (en) Locale.
  35. (fr) Région, zone

gloom   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, can sıkıntısı
  2. Karanlık kasvet
  3. Kasvetli yer
  4. Canı sıkkın olmak, surat asmak
  5. Kararmak (hava)
  6. Kederli olmak, meyus olmak
  7. Karartmak, kasvet vermek, kederlendirmek.
  8. Karanlık, kasvet, hüzün, sıkıntı, sıkıntılı bakış, belirsizlik, kararma, hüzün çökme

(nedir ne demek)

  1. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
    Örnek: Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan
  2. Oyuk şeylerin boşluğu.
  3. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta.
  4. Toplu bir durumda bulunan kimse
    Örnek: Ama hepiniz, hepiniz / Hepiniz geçim derdinde / Bir ben miyim keyif ehli içinizde? O. V. Kanık
  5. Nesnelerin arasında bulunan kimse veya nesne.
  6. Ten ile dış giysiler arası
    Örnek: Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum. E. Bener
  7. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.
  8. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım.
  9. Kapalı yerlerde geçen görünçlükleriiçine alan çekim
  10. İşlikte, kapalı yerlerde çevrilmiş çekim. Dış'ın karşıtı.
  11. T. Herşeyin içerisi, dahil, derun.
  12. (en) İnterior (shot), indoor (studio shot).
  13. (en) The inside.
  14. (en) The inner part of surface.
  15. (en) Among.
  16. (en) İnternal organs of the body.
  17. (en) İntrinsic.
  18. (en) The interior.
  19. (en) İnternal.
  20. (en) İnner.
  21. (en) İnterior.
  22. (en) İnside.
  23. (en) Domestic.
  24. (en) İnlying.
  25. (en) İnward.
  26. (en) İnland.
  27. (en) Civil.
  28. (en) Core.
  29. (en) Within.
  30. (en) Bowels.
  31. (en) İntestine.
  32. (en) Stuffing.
  33. (en) Refill.
  34. (en) Guts.
  35. (en) Endo-.
  36. (en) Heart.
  37. (en) Mind.
  38. (en) Will.
  39. (en) Home.
  40. (en) İnternal politics.
  41. (en) İnward meaning.
  42. (en) Kernel.
  43. (al) Innenaufnahme
  44. (fr) İntérieur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022