Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kasaba nedir, kasaba ne demek (kasaba nnd)

kasaba nedir, kasaba ne demek?

kasaba

  1. Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde
    Örnek: Alayın bir ucu mezarlığa vardığı hâlde öteki ucu daha kasabanın dar sokaklarında birbirini eziyordu. R. N. Güntekin
  2. Bk. soluk borusu dalı
  3. Ülkemizde, nüfusu 2000 ile 20.000 arasında değişmekle birlikte, İngiltere'de 5.000, öteki ülkelerde de değişik niceliklerde olan, bir bölüm kent işgörülerini kamuya sağladığı halde, kırsal özelliklerini henüz yitirmemiş bulunan küçük yerleşim yeri.
  4. (en) Small town, market town.
  5. (en) Town.
  6. (en) Small town.
  7. (en) Borough.
  8. (en) Burg.
  9. (en) Large village.
  10. (en) İnland town.
  11. (en) Place.
  12. (en) County town.
  13. (en) Country town.
  14. (en) Municipal town.
  15. (en) Township.
  16. (fr) Bourg

soluk borusu dalı (nedir ne demek)

  1. Soluk borusunu (trakea) soluk borucuğuna (bronşçuk) bağlayan iki daldan her biri. Bronş.
  2. (en) Bronchus.
  3. (fr) Bronche
  4. (la) Branchiae: solungaç

küçük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
    Örnek: Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm. M. Ş. Esendal
  2. Yaşı daha az olan
  3. Niceliği az olan
  4. Niteliği aşağı olan, bayağı.
  5. Geri aşamada.
  6. Değersiz, önemsiz
  7. Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
  8. Kısık, parlak olmayan(ses)
  9. (en) Small.
  10. (en) Compact.
  11. (en) Fine.
  12. (en) Scrubby.
  13. (en) Skimpy.
  14. (en) İnsignificant.
  15. (en) Small-Minded.
  16. (en) Low-Ranking.
  17. (en) Miniature.
  18. (en) Small scale.
  19. (en) Little.
  20. (en) Minor.
  21. (en) Mini.
  22. (en) Petty.
  23. (en) Petit.
  24. (en) Slight.
  25. (en) Younger.
  26. (en) Young.
  27. (en) Baby.
  28. (en) Junior.
  29. (en) Bantam.
  30. (en) Fiddling.
  31. (en) Not healthy.
  32. (en) İnconsiderable.
  33. (en) Minuscule.
  34. (en) Niggardly.
  35. (en) One-Horse.
  36. (en) Paltry.
  37. (en) Peanut.
  38. (en) Piccolo.
  39. (en) Piddling.
  40. (en) Poky.
  41. (en) Remote.
  42. (en) Snug.
  43. (en) Tiddly.
  44. (en) Trifling.
  45. (en) Trivial.
  46. (en) Undersiz.
  47. (en) Child.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009