Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kart basmak nedir, kart basmak ne demek, kart basmanın anlamı, ingilizcesi (kart basmak nnd)

kart basmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kart basmak

  1. (en) Punch in the card, clock in, clock on, clock off, clock out

kart (nedir)

  1. Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı
    Örnek: Bu kart hatunun, bu içi dışı pörsük kadının hâlâ piyasa yeri araması beni çıldırtıyor. H. E. Adıvar
  2. Düzgün kesilmiş ince karton parçası.
  3. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit.
  4. Kartpostal.
  5. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge.
  6. Oyun kâğıdı.
  7. Fotoğrafçılıkta 9x12 cm boyutlarındaki resim.
  8. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık.
  9. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne.
  10. (en) Card.
  11. (en) Card. token. tough. calling card. visiting card. postcard.
  12. (en) Card. calling card. post card. old. past his prime. tough.
  13. (en) Norwegian term for map.
  14. (en) Keeping AUSTRAC Relevant Technologically.
  15. (en) A small, open, four-wheeled vehicle with a single cylinder, two- or four-cycle gasoline engine.
  16. I. yarış arabası (ufak)

basmak (nedir)

  1. Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
    Örnek: Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. C. Külebi
  2. Küçük çocuklar ayakta durabilmek.
  3. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek
    Örnek: Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız. H. E. Adıvar
  4. Sıkıştırarak yerleştirmek.
  5. Bası işi yapmak, tabetmek.
  6. Örtmek, bürümek, kaplamak
    Örnek: Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk. M. Ş. Esendal
  7. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb. bir araçla iz yapmak
    Örnek: Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım. S. F. Abasıyanık
  8. Baskın yapmak
    Örnek: Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış. E. İ. Benice
  9. Basım işini gerçekleştirmek.
  10. (en) Print
  11. (en) Step on. print. press. publish. raid. break into. attack suddenly. flood. come upon. weigh. catch. come on. flow. foray. impress. imprint. irrupt. jam. letter. sink. stamp. stencil. step. stomp. tread. tread on.
  12. (en) Attack. bust. compress. counterfeit. depress. imprint. invade. press. print. publish. push. raid. step. strike. trample. tread. utter. to tread. to step. to trample. to press. to depress. to compress. to print. to raid. to bust. to descend. to flood. to fall. to set in. to let out. to utter. to enter. to reach. to strike. to coin. to p.
  13. (en) Press. to stamp. to raid. to follow. to set in. to let out. to drop. to compress. to push. to inundate. to attack. to storm. to surprise. to invade. to depress. to mill. to exert. to imprint. to heft. to print. to coin. to tread on.
  14. (al) Zieher,, kopieren, abziehen, Kopie ziehen, umkopieren
  15. (fr) Tirer

punch (nedir)

  1. (en) Strike from a fist; device used to create holes in a material; beverage made from several mixed liquids (often wine and juice); punch line
  2. I. punç, meşrubat. punch bowl içinde punç yapılan büyük kap. punch glass punç kadehi.
  3. I. İngiliz kukla oyununda karısı ile daima kavga eden Karagöz'e benzer bodur ve kambur adam. Punch and Judy show İngiltere'de bir nevi kukla oyunu. pleased as Punch çok memnun.
  4. F., i. yumruklamak, muşta ile vurmak; i. yumruk, muşta; (argo) kuvvet, enerji. punching bag boksörlerin antrenman yapması için şişirilmiş torba. punch line bir hikâyenin son ve en mühim cümlesi.
  5. I., f. zımba, delgi, matkap, ıstampa; f. zımbalamak, ıstampa ile basmak; biz ile delmek. center punch delik açılacak yerleri işaret eden zımba.
  6. F. yumruk atmak, yumruklamak, muşta ile vurmak, vurmak, sertçe basmak, zımbalamak, zımba ile delmek, delgeç ile delmek, biz ile delmek

the (nedir)

  1. (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gördüğümde daha çok seviyorum.
  2. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)