kardeş kardeşe savaş
-
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı.
-
Yaşça küçük olan çocuk.
-
Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
Örnek:
Güle güle Fahri Bey kardeşim! S. F. Abasıyanık
-
Aralarında çok değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
-
1. Aynı ana babadan doğmuş veya ana babadan biri ayrı olan çocukların birbirine göre adı. 2. Çok yakın arkadaş, dost.
-
Fraternal. brother. sister. buddy. fellow. sibling.
-
Brother. sibling.
-
Brother. sister. sibling. a colloquial form of address.
-
Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, muharebe, harp, cenk.
-
Uğraşma, kavga, mücadele.
-
Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele.
-
Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.
-
Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı.
-
1. Silahlı çatışma. 2. Uğraşma, kavga, mücadele.
-
War. fighting. wartime. war. warfare. battle. fight. combat. fighting. struggle. campaign. conflict. crusade. fray.
-
War. fighting. wartime. warfare. battle. fight. combat. struggle. campaign. conflict. crusade. fray. action.
-
Fight. war. warfare. struggle. striving. battle. hostilities. hostility. sword.
-
War
-
Guerre
fratricidal (nedir)
-
S. kardeş katili, kardeşini öldürme ile ilgili, kardeşine karşı
-
F. (-red, -ring) savaşmak, harp etmek, muharebe etmek, cenk etmek; düşmanlık etmek, düşman olmak.
-
I., s. savaş, harp, muharebe; mücadele; strateji; s. savaşa özgü, savaşta kullanılan, savaş sonucu oluşan. war cloud savaş bulutu, savaşa alâmet olan şey. war correspondent savaş muhabiri. war crime savaş suçu. war criminal savaş suçlusu. war cry savaş narası. war dance savaşa hazırlık dansı; zafer dansı. War Department A.B.D. Milli Savunma Bakanlığı. war game savaş tatbikatı. war god savaş tanrısı. war horse savaş atı; tecrübeli asker, kurt politikacı; bayat eser. war loan harp istikrazı. war of nerves sinir harbi. war paint vahşilerin savaş alameti olarak yüz veya vücutlarına sürdükleri boya; k.dili. en iyi elbise veya süs; makyaj malzemesi. war whoop kızılderililerin savaş narası. be at war savaş halinde olmak. declare war on birine savaş ilan etmek. wage war with biri ile savaş halinde olmak.
-
F. savaşmak, mücâdele etmek, düşman olmak
BİS
Başında, içinde, sonunda "kardeş kardeşe savaş" geçen kayıtlar (hepsine bakın)