Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > karşı açı çekimi nedir, karşı açı çekimi ne demek, karşı açı çekiminin anlamı, ingilizcesi (karşı açı çekimi nnd)

karşı açı çekimi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








karşı açı çekimi

  1. Karşı açılı çekim.
  2. (en) Reverse angle shot, reverse shot
  3. (al) Gegeneinstdlung, Gegenschuss
  4. (fr) Plan contre champ

karşı (nedir)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Contrary. opposed. counter. discordant. opponent. opposing. opposite. repugnant. gainst. opposite. against. facing. before. con. counter. con-. anti-. against. contra. versus. towards. toward. athwart. for. to.
  10. (en) Adverse. against. averse. contrary. counter. discordant. opposite.
  11. (en) Against. counter. for. opposite. the place opposite. facing. opposing. anti. in the direction of. in return for. in response to. toward. contrary to. as a cure for. as a countermeasure to. adverse. antagonistic. averse. contra. contrary. derogative. derog.

açı (nedir)

  1. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
  2. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
    Örnek: Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
  3. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
  4. 1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
  5. (en) Angle
  6. (fr) Angle
  7. (la) Angülus

(nedir)

  1. Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
  2. Yiyecek bulamayan kimse
    Örnek: Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Gözü doymaz, haris.
  4. Çok istekli, hevesli.
  5. Karnı doymamış olarak
    Örnek: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
  6. Bk. ayrıntı çekimi.  
  7. (en) Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
  8. (en) Empty. famished. hungry. peckish.
  9. (en) Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.

çekim (nedir)

  1. Çekme işi.
  2. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, isimlerin de isim hâllerine göre uğradıkları değişiklikler, tasrif.
  3. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe.
  4. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.
  5. Eylem veya ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için, eklerin getirilmesi (bk. adçekimi, eylemçekimi) .
  6. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri.
  7. 1. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası
  8. Çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm
  9. Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). TV
  10. Televizyon yayınında, sinemadakiçekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.
  11. Bk. çevirim
  12. (en) Shot, take
  13. (en) Flexional. gravitational. attraction. pull. gravity. force of gravity. gravitation. shot. shooting. filming. inflection. inflexion. conjugation. declension. draw. shoot.
  14. (en) Affinity. appeal. lure. attraction. inflection. declination. conjugation. shot. take.
  15. (en) Attraction. shot. take. graceful appearance. act of drawing. inflection. draft. gravity.
  16. (en) Attraction
  17. (al) Aufnahme, Einstellung, Szene, "Take"
  18. (al) Anziehung
  19. (fr) Plan
  20. (fr) Attraction

açıl (nedir)

  1. Açılmak fiilinden yapılmış bir ad; “büyü, serpil, geliş” anlamındadır.

reverse (nedir)

  1. S. aksi, arka, ters, tersine dönmüş; terslik yapan. reverse curve S şeklinde demiryolu hattı dönemeci. reverse frame den. ters posta. reverse side ters taraf. reverse turn ters tarafa dönüş. reversely z. tersine, aksi olarak, bilâkis; diğer taraftan.
  2. F. ters çevirmek, tersine çevirmek; yerlerini değiştirmek; iptal etmek, feshetmek; tersine hareket ettirmek; tersine dönmek; geri vitese almak.
  3. I. ters taraf, arka taraf; ters, aksi, zıt olan şey; durumun kötüleşmesi, aksilik, felâket; mak. geri çevirme, tornistan; geri vites.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)